...SALGIN VAR...


Bu hastalık müminleri birbirinden
...AYIRIYOR...

Bizim kurtulamadığımız bir hastalığımız var. İlacı olan bir hastalık ama bizler ilacı ne zaman kullanamaya başlasak bir yerden sonra ilacı bırakıyoruz. Bu hastalık aynı salgın gibi ondan, ona geçiyor adeta. Bu hastalığın ne olduğunu tahmin ettiğimizde hemen aklımıza gelmesi lazım… Sizce bu hastalığın adı ney? Gıybet olması mümkün mü? Tabi ki mümkün, kurtulamadığımız bir hastalık gerçekten de öyle değil mi? Günlük ne yaşıyor isek yaşadığımız şeyleri, o gün arkadaşlarımızla konuştuğumuz özel şeyleri hemen gidip başkasına anlatıyoruz. Bazen ilacı kullanıyoruz sabrediyoruz, anlatmıyoruz. O ilaçta Kuran-ı Kerim ve Hadis-i şeriflerdir. Gıybet etmememiz için günlük gıybet ile ilgili hadisleri ve ayetlerin meallerini okursak bu ilaçlar bize çok fayda sağlar, çünkü devamlı olarak ilaçları kullanmaya devam edersek gıybet etmememizin gerektiğini hatırlarız her zaman. Örneğin; Hucurat suresi on ikinci ayette: “Ey iman edenler, zannın birçoğundan çekinin. Çünkü zannın, bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Birbirinizi gıybet etmeyin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemeyi sever misin? Demek tiksindiniz! O halde Allah’tan korkun, çünkü Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok bağışlayandır.” buyuruyor. Ama bizler bu güzelim ilacı kullanacağımıza yine nefsimizin peşine düşüp her yerde gıybet ediyoruz. Aslında düşündüğümüz zaman bizler her gün kardeşimizin ölü etini yiyoruz, farkında olmadan ama farkında olanlar da yok değil. O daha kötü biliyoruz gıybetin yanlış olduğunu, okuyoruz ayetleri ve hadisleri ama sonradan tekrar nefsimize uyarak gıybet etmeye devam ediyoruz. Herkes bildiğini amel eder, biz bildiğimizi amel etmek yerine bildiğimizin tam tersi olanı amel ediyoruz. Eee huyumuz kurusun, her gün ölü eti yemeye bayılıyoruz değil mi? Böyle değilse hala niye kurtulmuyoruz o hastalıktan peşine takılmış gidiyoruz. Hem düşünsenize sizin hakkınız da gıybet yapıldığını nasıl olur sizce? Siz arkadaşınıza bir şey anlatıyorsunuz hem de özel bir şey, o da gidiyor senin istemediğin şekilde başkasına anlatıyor. Böyle anlatması çok hoş bir davranış nefse göre, ama biz Müslüman isek Kuran-ı Kerim’e iman etmiş isek bu davranış çok yanlış ve üzücü bir davranış… Gıybetten dolayı dostluklar, hatta aileler yıkılıyor. Böyle giderse de aileler ve dostluklar yıkılmaya devam edecek… İlaçları aksatmayalım. Almazsak ilaçlarımızı, zehir olarak ölü eti yemek zorunda kalırız…

2 yorum:

  1. Namaz kılan, oruç tutan bir müslümana deseniz ki; -"Kardeşim namaz kılmamayı düşünebiliyor musun? Ya Ramazan-ı şerifte oruç tutmamayı? "
    Elbette hayır. Bunlar büyük günahlardandır. Peki niye gıybet ediyorsun? O da büyük günahlardan.

    Hiçbirimiz bu gıybet illetinden kurtulabilmiş değiliz malesef. İsim cisim vermesek de, şöyle yapan var, böyle yapan var diyerek yine birilerinin gıybetini yapmaktayız. Halbu ki kimden bahsettiğimizi Hz. Allah'da, biz de biliyoruz.

    YanıtlaSil
  2. Ama hala bunun farkında değiliz ne garip...

    YanıtlaSil