...YA SABIR...

Çok sabırsızız,
...HEMDE ÇOK... 
   Otobüs ne zaman gelecek? Yemek ne zaman hazır olacak? Bu soruları günlük hayatta çok kullanırız. Şöyle ki: Otobüs durağında beklerken 5-10 dakika içinde otobüs gelmezse hemen görevliye; otobüs ne zaman gelecek diye sorarız. Sanki sorunca otobüs daha hızlı geliyor. Zaten çoğu görevli de geçiştirici cevap olarak 5 dakikaya gelir diyor. Ama ne 5 dakikası 15 dakika geçiyor otobüs ortalıkta yok. Görevli de haklı ama herkes aynı soruyu sorunca sıkıntı geliyor ona da, böylelikle geçiştirici cevap veriyor.
   Bir de dediğimiz gibi “Yemek ne zaman hazır olacak?” sorusu var. O da şöyle ki: Evin reisi akşam eve gelince hemen yemek masasına oturmak ister ama yemek masasında ki tabaklar boş. Çünkü tabakları dolduracak olan yemek tencerenin içinde ocağın üstünde hazır olma aşamasın da, böyle olunca da hemen evin reisi sorar: Yemek ne zaman hazır olacak? veya daha da sertçe soranlar var. Onlar da; yemek nerde ya? diye hemen evin hanımına çıkışıyor. Böyle de olunca telaşlanma başlıyor. Yapacak bir şey yok ki, çünkü yemek ocakta pişiyor. Yani yemeğin hazır olması tamamen ocağın vicdanına kalmış.
   İnsanın müdahale etmesi imkânsız, müdahale eder ama o zaman da şöyle olur: Yemek, sofraya gelir ama pişmeden gelir. Sabırsız olursak yemeğin pişmeden gelmesi normal karşılanır. Anlatmaya çalıştığımız konu ise tam da bununla alakalı SABIRSIZLIK…
   Bu soruları sormamız bizim sabırsız olduğumuzu gösterir. Sadece bu konular da değil çoğu konular da sabırsızız. Bazı kişiler vardır ki Hz.Eyyup(a.s) sabrını tatmaya çalışırlar.
   Hz.Eyyup(a.s) öyle dehşetli hastalıklardan geçti ki bu zaman da o hastalıkları biz yaşasak hemen isyana sürükleniriz. Ama o yüce peygamber tüm hastalıklara sabretmiş, sadece Allaha olan kulluğunu düşünmüş…
   Bizler ise küçücük bir yemek meselesi için, otobüs meselesi için sabırsız oluyoruz. Bu sabırsız hallerimiz namaz halindeyken bile var.
   Namazdayken sabırsız davranarak namazı çabucak bitiririz. Böyle olunca da rükûyu, secdeyi tadil-i erkân üzere yapmamış oluruz. Bu da namazımızın şüpheye düştüğüne işarettir. Eee hani dosdoğru namaz kılmak, hani Allaha dosdoğru kulluk… İşte sabırsız bir kişilik olunca her yönden zararlı çıkıyoruz.
   Bizim yapmamız gereken Hz.Eyyup(a.s) gibi peygamberlerin veya evliyaların nasıl sabırlı olduğunu öğrenmek ve o yüce kişilerin yaşantılarını kendi yaşantımız da uygulayabilmek. Uygulamaya başlamak önemli, biz yeter ki gönülden isteyelim sabırlı olmayı, küçük bir mesele gibi görünse de sabır gerçekten insanlık için, Müslümanlık için BÜYÜK BİR MESELE…

                                                               Sabır taşı çatladığın da,
                                                         Zarar görmeye başlıyoruz demektir…
  

2 yorum:

  1. Allah yüreklerimizden sabrı ve imanı eksik etmesin. Her ikisinin de eksikliği uçuruma sürüklüyor.
    Kıymetli yazılar yazıyorsun, Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin... Kıymetli yorumun için teşekkür ederim... Allah hepimizden razı olur inşallah...

      Sil