...BİRLİK BERABERLİK...


Aynen böyle işte, birlik ve beraberlik,
Arkadaş gibi, Dost gibi, KARDEŞ gibi...
    21.yüzyıl, modern yaşamın tavana vurduğu zaman…
    Ne garip herkes diyor ki: “Tarihimizden ders çıkartmalıyız.” Ama gel gör ki ortada tarihten ders çıkarmak diye bir şey yok. Tarihimize baktığımızda ne zaman bizler yani Müslümanlar bir araya gelse, tek bir yürek olsa karşısında hiçbir devlet, hiç bir inanç olamıyor.
   O zamanlar birlik, beraberlik zamanıydı ama şimdi, lafta birlik, beraberlik ama icraata gelince ayrılıktan başka bir şey yok. Farkında olmadan birbirimize düşman olmuşuz, birbirimiz dediğim Müslümanlar… Sebep: Farklı düşünceler ve farklı yaşantılar…
   Türkiye’nin çoğu Müslüman diyorlar, söylenen doğru Müslümanlar ama nasıl Müslümanlar. Kimliklerimiz de İslam yazar inanç olarak yani Müslüman ama yaşayışa gelince bazılarımız ateisti bile geçer…
   Allah(c.c)’ın kuluyuz deriz; namaz kılmayız, Peygamber Efendimiz(s.a.v)’in ümmetiyiz deriz; sünnet-i seniyye’yi terk ederiz. Hani kul olmak, hani ümmet olmak sadece lafta Müslümanlık daha doğrusu sadece kimlikte Müslümanlık…
   Müslümanız diyoruz; kumar oynamadan duramıyoruz, barlardan çıkamıyoruz, kızlar ile gezmeden duramıyoruz. Eee hani Müslümandık. Müslümanlığa aykırı olan her şeyi yapıyoruz hem de vicdanımız rahat bir şekilde…
   İşte bu olaylar yaşanınca ister istemez ayrılıklar oluyor. Tüm bunlara rağmen Müslümanım diyen ve gerçekten Müslümanlığı yaşayan kişiler var, şükürler olsun. İşte bu hakiki Müslümanlar, Müslümanım diyip Müslümanlığı yaşamayan kişilere tebliğ etmeye çalışırken yani namaza teşvik ederken sünnet-i seniyye’yi öğretmeye çalışırken sıkıntılar çıkıyor.
   Şöyle ki; İnsanoğlu bu devirde bilmediği bir şey yok, yani her şey elinin altında aklında bir soru olunca hemen bilgisayardan öğrenme imkânı var. Bu yüzden Müslümanım diyen herkes farzları ve sünnetleri bilebilir. Bilgisayar, aslında tebliğ makinesi ama Müslümanı, Müslümana düşürüyor bazen. Hakiki Müslümanlar tebliğ etmeye çalışırken karşıda ki kişiler: “Biz namazı da sünnet-i seniyye’yi de biliyoruz sana ne bizden, gelmiş burada bize bunları anlatıyorsun git duvara anlat bunları.”  diyorlar.
   Böylelikle Müslüman, Müslümanı kırmış oluyor, ayrılıklarda böyle başlıyor…
   Yine ne garip ki; Müslümanım diyen birini, Müslümanlığa davet etmek… Biz zaten bildiğimiz her şeyi amel etseydik Âlimden bir farkımız kalmazdı.
   Yapmamız gereken bildiklerimizi uygulamaya çalışmak. Amacımız hayatın bize acı geleceğine, tatlı gelmesini sağlamak. Eğer tatlı gelmesi için uğraşmıyorsak ne acı…
   Bildiğimizi amel etmemek başka, bildiğimizi amel etmeye çalışmak başka. Bizler acaba hangisini yapmaya çalışıyoruz veya hayatın bize acı gelmesini mi yoksa tatlı gelmesini mi istiyoruz…

                                          Geleceğimiz birlik ve beraberlik içinde olmalı,

                                         Tebliğ içinde olmalı, ayrılık içinde olmamalı…

21 yorum:

  1. Merhaba :)
    Aslında insanların tepkisi herkes kendi diniyle ilgilensinden ibaret.
    Ha şu varki dinimizin gerektirdiklerini ne kadar yapıyorum ya da yapıyoruz o tartışılır tabi..
    Bizim birbirimize düşmemizin tek sebebi insanların ötekileştirmesi
    Bunları anlatmanız tabiki güzel bişey dinimiz hakkında bişeyler yazmanız tabiki güzel insanlar birbirine saygı duymalı en önemli nokta bu bence..
    Kaleminize sağlık
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize düşen görev bu islamiyeti yaymak, biz bu göreve devam etmeye çalışıyoruz ve Allahın izniyle devam edeceğiz...Yorumunuz için çok teşekkür ederim...

      Sil
  2. kardeşim bu yaşta bu bilinçte olman bizlere de hatırlatma da bulunman duygulandırdı beni. Sen ve senin gibi gençleri gördükçe geleceğe karamsar bakmıyorum. Allah yar ve yardımcın olsun.Ablan Meryem..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allaha şükürler olsun bu yolda ilerlemeye gayret edeceğiz Allahın izniyle...

      Sil
  3. Yüce Rabbimiz bile onca hatalarımıza ve günahlarımıza karşı bizleri kırmıyor incitmiyorken biz kim oluyoruz ki birbirimizin kalbini kırabiliyoruz?! Kalpler Allah'ın evidir onu her dem huzur ile hemhal etmek gerek. Güzel bilgiler için Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalbimizin sesini dinlemek lazım...Allah cümlemizden razı olsun

      Sil
  4. “Tarihimizden ders çıkartmalıyız.” Bu cümle hakkında tek söyleyeceğim; hangi tarih?
    Tarih dediğimiz şey tam olarak bilgi alacağımız bir kaynak olmaktan çıktı gibi. Bir kaç müstesna yayın hariç.

    Birlik ve beraberlik mevzusuna ise hiç girmiyorum. Zira siz yazmışsınız zaten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz doğru bilgi değil ders çıkartmalıyız...Mesela tarihimize baktığımız da Hz.Aişe annemizin yaşadığı ifk hadisesi var, iftira meselesi yani ama o zaman da Peygamber efendimiz(s.a.v) önyargılı davranmamış ve böylelikle birlik beraberlik olmuş ayrılık değil ve şu an ki zamanda da iftira atma meselesi çok, önyargılı davranmada var eee haliyle birlik beraberlik yok ayrılık var...İşte böyle bir tarihten ders çıkartmamız lazım...Yorumunuz için teşekkür ederim...

      Sil
    2. Sizin burada verdiğiniz örnek hadis-i şeriflerle sabit hatta ayeti kerime var bu hadiseyle ilgili. Ben günümüz tarih kitaplarından bahsediyordum. Mesela şuan bir olay olsa ben kendi bakış açımla anlatırım bir başkası kendi inançlarıyla. Böylece gelecekteki insanlar hangisine inanacaklarını bilemez. Nasıl ders çıkartacaklarını da bilemezler haliyle. Ama ayet ve hadisler böyle değildir elbette. Biz hepsine iman ederiz. Şuan islam tarihi bile çarpıtılıyor. Bunlar benim kanaatime göre müslümanlarca değil, müslüman gibi görünen münafıklar tarafından yapılıyor. Gözümüzü açmamız lazım.

      Sil
    3. Haklısınız, olaylara sadece kendi bakış açımızla değil, başka bakış açılarından da bakmak lazım olaylara, dediğiniz gibi gözümüzü açmamız lazım...

      Sil
  5. herkesin görüşü kendinedir tabi buna saygı duymak gerek hoşgörülü olmak kırmadan dökmeden karşımızdaki insanı anlamak gerek gerçi şimdi ki günümüzde bakarsak artık ne hoşgörü ne saygı ne sevgi bırakın bunları bir tebessümü bile unutur olduk artık dinimize inersek işin içinden çıkamayız o kadar çok şey var ki gel görelim ki yapanı uygulayanı getirin kimse dört dörtlük değil nasıl beş parmağımızın beşi bir değilse buda öyle dilerim içimizdeki o güzel duygularımızı ve güzel dinimizi gerektiği gibi yaşamayı beceririz Rabbım hiç bir zaman şaşırtmasın SAYGI VE HOŞGÖRÜN HİÇ BİR ZAMAN UNUTULMASI dileğiyle ...ellerine yüreğine sağlık güzel bir anlatım olmuş Furkan bey selam ile dua ile kalın her daim ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni nesil çok güzel diyorlar ama o yeni nesilde çatlaklıklar var, sizinde dediğiniz gibi saygı ve hoşgörüyü unutan çatlaklar...Çok teşekkür ederim yorumunuz için...

      Sil
  6. başarılarınızın devamını dilerim Furkan bey...

    YanıtlaSil
  7. Merhaba Furkan, Regaip kandilin mübarek olsun. Tüm duaların kabul olması dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinde regaip kandiliniz mübarek olsun, dualarda buluşmak dileğiyle...Allah razı olsun...

      Sil
  8. İnsan dogru, dürüst olmadıkça, çevresine faydalı, huzur veren, güler yüzlü olmadıkça, çalışkan, temiz, özu sözü bir, merhametli olmadıkça gerisi boş diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru fakat bizim yapmamız gereken yani tüm insanlığın yapması gereken bir şey, öyle olan kişileri doğru yola sevk etmek çünkü insanoğlu içinde hala merhametliler, çalışkanlar, özü sözü bir olanlar var, bu belki sizsiniz belki başka biri mesele tebliğ etmek sadece...

      Sil
    2. Onlar zaten doğru yolda bence, diğerleri ile uğraşmak gerek:-)

      Sil
  9. Güzel bir konu güzel de yazılmış bir yazı... hak vererek okudum yazını Furkan. Maalesef eksik kaldığımız noktalar çok.. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz da ne kadarını hakkıyla icraa edebiliyoruz bilmiyorum... Bu hayatın geçici bir misafirhane olduğu, bir sınavda olduğumuzu ve bir gün konaklama hakkımızın biteceği unutulmamalı ona göre yaşamalı....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle çok teşekkür ederim, ne kadar güzel söylediniz "Bu hayatın geçici bir misafirhane olduğunu, bir sınavda olduğumuzu ve bir gün konaklama hakkımızın biteceği unutulmamalı ona göre yaşamalı...." bu cümle her şeyi anlatıyor zaten...

      Sil
  10. furkan bey uzun zamandır sitenizi takip ediyorum gercekten sizin gibi kişilerin böyle konularda kendini yetistirip bizim gibi ihtiyac sahiplerini aydınlatması gercekten hoş... emeginiz ve paylaşımlarınız için tesekkür ederim. bizi yazılarınızdan mahrum etmeyin....

    YanıtlaSil