...HAKİKİ MÜSLÜMAN...

Kitaplardan bir farkımız olsun...

    Bir Müslüman için hayatın üç bölümü vardır: Teslimiyet - Temsiliyet - Tebliğ.
    Açıklamak gerekirse; teslimiyet, insan ruhunun Müslümanlığa adanması tamamen Müslümanlığa kendini teslim etmesidir. Ruhuyla manevi boyutlara erişmek için bu madde gereklidir. Kuran- Kerim ve Hadislere sımsıkı bağlanması, bedeninin nefsanî isteklerine karşı kendini koruma altına almaya çalışması lazımdır.
    İkinci bölüm temsiliyettir. Temsili insan olan birisi yaşayışına çok dikkat etmesi lazımdır. Çünkü o kişi Müslümanlığı temsil ediyordur. Yanlış bir şey yaptığın da sadece kendisi değil Müslümanlığın da zedelendiğini bilir. Örnek bir kişiliktir, herkes gıpta ederek bakar temsili insana ama bu kişi Müslümanlığın temsilidir.
    Bazıları var ki modern yaşamın temsili oluyorlar, Müslümanlığa özendireceğine modern yaşama özendiriyorlar. Böyle kişilerin yolları sapmıştır ama geri dönüp doğru yola gitmesi kendi elindedir. Teslimiyette pişen insan temsili insanlığa hak kazanmıştır. Ve son olarak tebliğ…
    İnsan teslimiyette öğrenir, temsiliyette yaşar ve tebliğ de yaşatmaya çalışır. Öğrendiği her şeyi insanlarla paylaşır ki onlar da yaşasın ve yaşatmaya çalışsın, böylelikle Müslümanlık hem doğu da, hem batı da, hem kuzey de, hem de güney de duyulsun. Gittiğimiz her yerde hakiki Müslüman olması için bu üç bölümü samimiyetle yaşamamız lazım.
    Örnek yaşayışlarıyla önümüze ışık tutan çok evliya var. Yaşayışına gıpta ettiğim, Peygamberimiz(s.a.v)’ in soyundan gelen Abdulkadir Geylani Hazretleri’ nin yaşayışı bizlere güzel bir örnek; Yıllarca inzivaya çekilerek, ailesinden uzak kalarak, yemek yemeyerek nefsini susturmaya çalışmış. Gün geçtikçe biraz daha yoğrulmuş, çok zorluklar çekmiş ama yine de pes etmemiş temsili insan olmak için, tebliğ etmek için tüm bunlara dayanmış.
    Ama bizlere baktığımız da teslimiyet olmadan temsili insan olmaya çalışıyoruz, bildiğimiz şeyleri ruhumuz da, bedenimiz de yaşamadan tebliğ etmeye çalışıyoruz.
    Teslimiyet olmadan temsili insan olabilir miyiz? Bu mümkün değil bence, çünkü sadece anlattıklarımızla değil yaşayışımızla da temsili insan olmamız lazım.
     Her türlü konu da bilgi edineceğimiz binlerce kitap var, bu kitaplardan edineceğimiz bilgileri başkalarına anlatsak ama kendimiz yaşamasak, o zaman kitaptan ne farkımız kalır ki… Kitaplar da çok bilgi vericidir ama kitaplar içlerin de yazanı yaşayamaz. Bizim yaşamamız lazım bu bizim elimiz de olan bir şey…
    Bizim sloganımız şu olmalı: Müslümanlığın her yerde duyurmakla kalmayıp, yaşatmaya çalışmak… Bunun olması için de, hakiki Müslümanlığın üç bölümünü layıkıyla yapmamız lazım…
                     
                                       Hem yaşayan, hem de yaşatan insan olmak mı?

                                                     Yoksa sadece yaşatan insan olmak mı?

2 yorum:

  1. İşte İslamiyet budur.
    Ve Müslüman insan da budur.
    Yazınızı çok beğendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil