...AŞK...


Onun için emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde
tevbe edenlerde böyle olsun ve aşırı gitmeyin.Çünkü O bütün yaptıklarınızı görür.
Hûd Suresi : 112.ayet
   Günümüzde AŞK’ı o kadar çok kirlettiler ki, sokakta utanılacak şeyler yapan çiftlere: “Bunlar AŞK yaşıyor.” diyecek hale geldik. Utanma duygumuzu bitirmeye çalışan birbirine âşık çiftler var! Nasıl bir aşk ise, iki gün gezerler üçüncü günden itibaren ar damarları çatlamış şekilde utanmadan haram olan her şeyi yapmaya başlarlar.
   Böyle kişilere: “Siz ne yaşıyorsunuz?” diye soru yönelttiğimizde gelecek olan cevap şaşırtıcı: “Aşk yaşıyoruz biz aşk…” aşkı katlettiler haberleri yok. Gerçi aşk yaşıyorlar ama nefislerinin aşkını yaşıyorlar. Aralarında dini nikâh olmadan nefislerinin istediğini yapan, haram yoldan ilerleyen böyle kişilere göre aşkın amacı eğlencedir yani eğlenmelik aşk. Sadece eğlence için birliktelik yapanların çoğu bu yolun haram olduğunu bilir ama nefsine söz dinletemez bu yüzden de haram yoldan ilerlemeye devam eder…
   Bu durum geleceğimiz dediğimiz gençlerde çok, liseli veya üniversiteli hatta ortaokullu gençlerde, haram ilişki yaşayanlar çok maalesef…
   Okulun bahçelerinde artık alışık olduğumuz bir durum var; kız ve erkeğin utanmadan teneffüste sanki gurur duyulacak bir şey yapmışlar gibi el ele gezmesi… Bizler bu durumdan kurtulmaya çalışırken bazı uçkur düşkünleri bu durumu yaymaya çalışıyorlar.
   Parklarımız eskiden daha temizdi gelen kişilerin, ailelerin davranışlarıyla yani ama şimdi baktığımızda her parkta bir erkek ile bir kız, adına aşk dedikleri şeyi yaşıyorlar. Aileler haliyle parka gelmekten korkar hale geldi. Çünkü o çiftlere: “Gidin bu edepsizliğinizi yapacaksanız başka yerde yapın Allah sizi ıslah etsin.” dersek ilk iş olarak kavga çıkartırlar yani saçmalığın dibine vururlar. Zararları sadece kendilerine değil, etrafındakilere kişilere de zarar veriyorlar…
   Bazı flört eden,  yani sevgili olan kişilerde evlilik düşündükleri için ilişkilerini sürdürüyorlar. Yani evlenene kadar gezmek serbest onlara göre, tabi balkıdığında dinimizde böyle bir ilişkinin izni yok. Dini nikâh öncesi karşı cinslerin yan yana yalnız gezmesi yani sevgili olması doğru değil.
   Nitekim Peygamber Efendimiz(s.a.v) şöyle buyuruyor: “Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır.” diyor. Dini nikâh yapmayan kişiler ise birbirlerine yabancıdır yani haramdır…
   Böyle ilişki sürdürenlerin bahanesi hazırdır: “Biz evleneceğiz ciddi düşünüyoruz, birbirimizi seviyoruz, iki yıl sonra zaten dini nikâhı yaparız o zamana kadar utanılacak bir şey yapmıyoruz ki geziyoruz, sinemaya gidiyoruz sadece bunlar biz birbirimizi seviyoruz ayrılamayız…” diyorlar. Dinimiz sevmeye karşı değil ki ama sevme işini dinimize göre, edebimize göre yapmamız lazım.
   Hadis-i şerifte her şey açıkça ortada üçüncü kişi şeytan olduğu söyleniyor. Sevdiğimiz kişiyle olduğumuz zaman şeytan bize emredecek nefsimizde bizi dürtükleyecek haram yola girmemiz için…
   Böyle bir durumda evliliği ciddi derecede düşünenlerin evlenene kadar görüşmemeleri en doğrusu olur. Eğer ortada ciddi düşünceler varsa yapacağımız hareketlerinde ciddi olması lazım. Evlenene kadar beklememiz lazım sırf şeytana uymamak için beklememiz lazım.
   Bu seferde şöyle bir bahane çıkıyor: “Biz dayanamayız birbirimizden ayrı kalmaya iki yıl boyunca ne yaparız biz birbirimizden ayrı…” derler ama tamda burada aşkın bir kuralı devreye girer. Eğer birbirlerine âşık iki kişi varsa evlenene kadar beklemeleri lazım sabretmeleri lazım çünkü AŞK: SABIRDIR…
   Çiftler bu kuralı kabul etseler bile akıllarında bazı soru işaretleri kalır: “Evlenene kadar görüşmeyeceğiz ama sevdiğim beni bekler mi ya başka birisiyle sevgili olursa ben ne yaparım?...” işte bu sorular bu düşünce çiftlerin aklını kemirir. Burada güvensizlik ve endişe duygusu ön plana çıkıyor. Buna karşılık aşkın bir başka kuralı devreye giriyor. AŞK: GÜVENDİR…
   Eğer âşık olan çiftlerin akıllarında bu sorular varsa güvensizlik duygusu ile dolmuşlardır. Ortada güven olmayınca sevgi olabilir mi? Sevdiğimizle evliliği düşünüyorsak güvenmemiz şart, güven yoksa evliliğe gerek yok…
   Her şeye rağmen bu zamanda harama düşmemek için en doğru birliktelik görücü usulü ile evlenmedir… Görücü usulü evlenmede de sorunlar çıkabiliyor hatta şiddete maruz kalanlar bile olabiliyor. Ama böyle durumlar oluyor diye görücü usulü evliliğe karşı olamayız.
   Çünkü unutulmamalı ki; hepimiz bir imtihan içindeyiz, tüm yaşayacağımız olaylara sabretmemiz lazım bunun öncesinde böyle zorlu yaşantımızın olmaması için Allaha dua etmemiz lazım. Nitekim her hayır da bir şer, her şerde bir hayır vardır. Bu dünyada çekeceğimiz sıkıntılar günahlarımıza kefaret olacağı unutulmamalı…
   Harama düşmemek için dua edeceğiz. Kulluğumuzu layıkıyla yapmak için, haram yolda ilerlememek için, şeytanın emirlerini dinlememek için, nefis dürtüklediğinde ona uymamamız için dua edelim, gayret edelim çünkü Allah bizimle beraberdir…

                                                          Gerçek aşkın birçok kuralı vardır,
                                                          En önemlisi de AŞK: HELALDİR…


29 yorum:

  1. Senin de değindiğin gibi güven ve sabır olmadığında aşk yoktur zaten.
    Bir müslüman için aşk da her şey gibi Allah c.c. için olmalı. Onun rızasını kazanmak için yapılmış bir harekettir o da. Nikah çerçevesi içinde olmalı. Karşındakine güvenmiyorsan bu çerçeveye almamalısın, diye düşünüyorum.

    Parkların ve sokakların durumu benim için de rahatsız edici. Onlar utanmıyor, ben utanıp başımı çeviriyorum. Neyse ki şuan yaşadığım yerlerde böyle görüntülere çok rastlamadım ama İstanbul'un durumu çok vahim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durumumuz içler acısı her şeyin hayırlısı olur inşallah, teşekkür ederim yorumunuz için...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. Yazının en sonunda büyük harflerle AŞK HELALDİR yazıyor.
    Aşk mesela ilk görüşte aşk da vardır, kimi evli çiftlere mikrofon tutarlar, sorarlar:

    "Nasıl evlendiniz?" diye. Onlarda cevaplarlar:
    " ilk görüşte aşık olduk"

    Ama herkes ilk görüşte aşık olamaz, bu biraz da piyango gibi bir şey. Şimdi diyorsun ki, aşk helaldir ama bir kız, bir erkek evlenene kadar birbirlerine dokunmayacaklar, elele tutuşmayacaklar, sinemaya gitmeyecekler, muhallebiciye gitmeyecekler (eskiden muhallebiciye gidilirmiş:)))

    Peki o zaman Ayşe ile Ahmet birbirlerinden hoşlandılar ve ertesi günü nikah mı kıysınlar?

    Ya sonra pişman olurlarsa? Bir ay sonra Ahmet Ayşe'ye kötü davranmaya başlarsa? Bir de Ayşe hamile kalırsa? Boşansın mı? Genç yaşta çocuklu dul mu olsun?

    Üzerimize kıyafet alırken bile orasını, burasını yokluyoruz, yırtık, sökük olmasın, defo olmasın, olmazsa deniyoruz, bir ömür boyu birlikte yaşayacağımız insanı TANIMADAN nasıl PAT diye nikah kıyacağız arkadaşım?

    Pardon senin kızkardeşin veya kız yeğenin, kuzenin filan var mı? Birisine aşık olursa ertesi gün nikah kıymasını mı isteyeceksin? Ya 3 ay sonra çok mutsuz olursa?

    Hem aşk helaldir diyorsun hem de aşk yaşadıklarını söyleyenlere kızıyorsun:) bir insan aşık oldum diyorsa inanmayacak mısın? :) Sen yarın Ayşe'ye (hayali bir Ayşe) aşık olsan ne yapacaksın? Ertesi gün nikah mı kıyacaksın? Ya kabul etmezse? Bir yıl nişanlı kalalım seni tanımak istiyorum derse? Haksız mı?

    selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yorumuz için teşekkür ediyorum, dikkat ettim de bu yazıdaki düşüncelerin sadece bana ait olduğunu düşünüyorsunuz.Hadis-i şerif ile açıklamaya çalıştım.Müslümanca yaşamak gerekiyorsa bunlar kural, yanlış anlamayın ama yazıda da diyorum dua edeceğiz olumsuzluklar yaşamamız için, biz geleceği hep kötü düşünürsek ve duaya dair hiç bir şey yapmaz isek elden ne gelir...Sırf sizin aklınızdaki sorulara cevap bulmak için bu yazıyı yazmaya çalıştım ama sizin düşüncelerinize hala zıt olduğu için üzüldüm, her şeyde vardır bir hayır... İsterseniz bu konu aklınız da çok yer ediyorsa başka İnternet siteleri var veya kitaplar var daha ayrıntılı olarak onları okumanızı tercih ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil
    2. Rica ederim.
      Hayır, bu yazıdaki düşüncelerin sana ait olmadığını Hadis'lere ait olduğunun farkındayım. Ben blog yazarı olarak senin, Furkan'ın ne düşündüğünü merak ediyorum.

      Bu arada yukarıdaki yorumumda bir şeyi yazmayı unutmuşum, birbirini tanımak derken kişilik, karakter, huylar, ailesi, özgeçmişi vs. kastettim yoksa Ayşe Ahmet tanıştılar, birbirlerine aşık oldular diye karı-koca hayatı yaşasınlar anlama. Ben kendi kızım için bile öyle bir şey arzu etmem, telli duvağıyla gelin olsun isterim.

      Şimdi Müslümanca yaşamak için bu kurallar var. Peki Ayşe Ahmet'le tanıştı, hoşlandı, aşık oldu, ertesi gün nikahlansınlar mı? Ayşe dua ederse her şey hallolacak mı? Senin kızkardeşin birine aşık olsa, dua et iyi bir insan olsun, yarın hemen nikah kıyalım mı diyeceksin ben bunu merak ediyorum. Yani bana kaçamak cevap verme arkadaşım, başka kaynakları ne yapayım ben senin fikrini merak ediyorum. Hayır sorularım zor olsa anlayacağım cevaptan kaçınmamı ama çok basit ve net bir şey sordum..

      Selamlar




      Sil
    3. Benim düşüncelerimi merak ettiğinizin farkında değildim, sorduğunuz soru şu herhalde, birbirlerine aşık olanlar hemen evlensinler mi ya evlilikleri kötü olursa? Benim düşüncem, kız kardeşim yok ama birisini sevse o kişiyle hemen evlenmesini istemem ama görüşmesini istemem, o kişiyle ben görüşürüm tanımaya çalışırım iyi biriyse zamanı gelince yani yaşı gelince evlenirler ve dua edecekler bir sıkıntı olmasın diye...Görücü usulü evlilik tam da böyle oluyor aileler tanıyor gençler evleniyor.Ayrıca dua ile herşey hallolur mu diyorsunuz? Evet hallolur Allahın izniyle mesela dua ederiz güzel bir evliliğimiz olsun diye ama evlenince güzel bir evlilik yaşamayız bu da olabilir bunun olma sebebi de bu dünyada imtihan içinde olduğumuz her şey dört dörtlük olsa bunun neresinde imtihan olur ki...Benim düşüncelerim böyle ve Allahın izniyle yazmaya çalıştığım yazılarda ki düşünceler tamamen benim düşüncelerim yazdıklarımı uygulamaya çalışıyorum...Bu herhalde kaçamak cevap değildir öncesinde de kaçamak cevap vermedim sadece benim düşüncelerimi merak ettiğinizin farkında değildim...Selam ve Dua ile...

      Sil
    4. Allah iyiliğini versin Furkan:) çok şekersin tabii ki senin düşüncelerini merak ediyorum, (yoksa internet elimde, evimde bol kaynaklar var, Kuran, hadis, çeşitli farklı tefsirlerden Kuran)

      Kızkardeşin olursa ve birisini severse o kişiyle hemen evlenmesini istemeyeceksin (bu iyi) ama görüşmesini de istemeyeceksin o kişiyle sen görüşüp, sen tanımaya çalışacaksın. Allah iyiliğini versin tekrar Furkan'cığım ayol onunla sen evlenmeyeceksin ki, tövbe tövbeeee kardeşin evlenecek. :)))güldürdün beni Allah seni ne yapsın:))))

      Yok bu sefer kaçamak cevap olmadı teşekkür ediyorum, yukarıda dediğim gibi her zaman, senin ve diğer blog arkadaşlarının düşüncelerini merak ederim.
      Selamlar

      Sil
    5. Sorunuza cevap bulabildiysem ne güzel, emirler yapılmak için vardır, görücü usulünün emri de aileden birisinin evlenecek kişiyle görüşmesi onu tanımasıdır kural bu...Selam ve Dua ile...

      Sil
    6. Furkan herhalde evlendikten sonraki aşkın helal olduğunu söylemek istedi. İnsan evlendikten sonra da aşık olabilir. Aşk dediğimiz muhabbettir aslında.

      Sil
    7. Sayın @Müjde Dural, Yorumlarınızla, sorularınızla yine zekanıza hayran bıraktınız. Sizi belki uzun zaman takip ettiğim için son yorumda ki nakavtı ilk yorumdan hissetmiştim. Güldürdünüz.
      Sayın @Furkan Yetenek, Müjde hanımın söylediklerini kişisel algılayıp sakın kırılmayın. Müjde hanımla bende bir çok konuda tartışmışızdır. Her şeyden önce gelip laf olsun diye yorum atmaz. Dürüstçe kendi fikirlerini savunur. Hem bu özelliğiyle hemde hayat tecrübesiyle fikirlerinden faydalanılması gereken bir insandır.

      Sil
    8. Merhaba ilk insan arkadaşım, estağfurullah zeki olsam Tayyip ve çetesini (artık saz takımı demiyorum adam vurdulu kırdılı hale dönüştü) kızdıracak şeyler yazmam bloguma:)ama hakkımdaki düşüncelerin için çok teşekkür ediyorum. Furkan umarım kırılmamıştır kıracak bir şey yazdığımı sanmıyorum...hepimiz aynı fikirde olamayız elbette tartışacağız:)

      Sil
    9. İslami konularda veya herhangi bir konuda yapılan konuşmadan dolayı kırılmam sıkıntı yok yani...Selam ve Dua ile...

      Sil
  3. Görüşüne kesinlikle saygı duyuyorum bunu biliyorsun.
    Ama boşanmak için de evlenilmiyor ki
    Şimdi ne alaka diyebilirsin ama şu da bir gerçek ki evleneceğin insanı gerçekten tanıman lazım sonuçta bir ömür
    Yani tanımak derken kötü huylardan bahsediyorum ki bir insan bunu ilk zamanlar saklasa da sonradan herkes belli eder kendini. .
    Tabiki biliyorum dinen çok yanlış sonuçta nikah düşen herkes haram ama Dünya 1 saat görüştüğün bir adamla evlenecek kadar temiz bir Dünya değil..
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yorumunuz için teşekkür ediyorum. Düşünceler tabi ki de farklıdır ama Peygamber Efendimiz (s.a.v) zamanında herkes kötü düşüncelere sahipti, puta tapıyorlardı ama Kuran-ı Kerim vahiy olunmaya başlayınca herkes değişti.Şimdiki zamanda da çoğu kişi kötü olabilir ama iyi yapmak yine bizim elimizde, o sebepten dolayı iyileri görmeye çalışmamız lazım yine söylüyorum dua etmemiz lazım. Siz de diyorsunuz dinen çok yanlış diye ama hala görüşmek istiyoruz yani aslında bunu isteyen nefsimiz, biz nefsimizle baş edince her şey hallolmaya başlar. İslamda da şu kural vardır: Verilen emre uymak...Aykırı bir şey yapmamak...Selam ve Dua ile...

      Sil
  4. Hüznün Bedeli19 Mayıs 2014 20:21

    Esselamınaleyküm kardeşim, anladığım kadarıyla henüz izdivaç ile şereflenenlerden değilsin. Unutmamak gerekir ki; nikah imanın yarısıdır... Ve yine unutmamak gerekir ki; Duanız yoksa ne ehemmiyetiniz var... Furkan suresi 77. Ayet... Diyen bir kitabımız var... Müjde hanımın sorularına cevap vermek için makale yazıyor olman hedef kitleni daralttığını gösterir ki bu bizim için üzücü. Müjde hanım sözüm sadece size değil bir ayşe nevinden düşünün... Aşk; Allah'a Şartsız Kulluktur... Bu yüzden mevlanın şartlarına göre yaşamak gerekir... Seven beklesin mi, nasıl sabretsin gibi sorulara ise; mevlanın rızasımı yoksa nefsin arzusu mu diye sormak lazım... Müjde hanım sizin düşüncelerinize şu yorumum ağır gelmez umarım; sevme duygusunu veren mevladır lakin o duyguyu mevladan önce farklı kişiliklere kullanırsak asıl sevgiyi unuturuz ki günümüzdeki problemler oluşur... Mevlaya kul olan rahata erer... Üslub olarak hatamız olduysa affola... Hayırlı akşamlar... Allah'a emanet...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleyna aleyküm selam, öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim.Bu yazıyı sadece Müjde DURAL için yazmadım sadece aklında ki sorulara cevap vermesi için bu yazıyı bu hafta paylaştım hedef kitlesi çok önemlidir, amacımız tüm dünyada hem batıda hem doğuda müslümanlığı duyurmakla yetinmeyip yaşatmaya çalışmak, yanlış anlaşılma olmasın diye söylüyorum hedef kitlemiz daima büyük elhamdülillah...Selam ve Dua ile...

      Sil
  5. Furkan'cığım Şeyma'cığım çok güzel bir noktaya değinmiş:
    Demiş ki, "Dünya bir saat görüştüğün bir adamla evlenecek kadar temiz bir dünya değil".
    Bu sözüne aynen katılıyorum, değil 1 saat, 1 hafta, 1 ay yetmez bir insanı tanımaya.
    hatta evlenmeyi ciddi düşünenler polisten - çaktırmadan- gbt' sini istemeliler..(ciddiyim)

    Aileden birisinin görüşmesi yeterli olmaz Furkan'cığım.
    Şimdi örneğin diyelim ben senin annenim (yaşım da müsait) ve sen de bir gün geldin ve dedin ki, anneciğim ben Ayşe diye bir kızı çok beğendim evlenmek istiyorum. Ayşe'yle ben görüşüyorum. Ben konuşuyorum, diyelim ki, beğeniyorum. Sonra evleniyorsunuz ve bir ay sonra sen "keşke evlenmez olaydım" diyorsun. Ne olacak o zaman?
    selamlar

    not: Hüznün bedeli arkadaş,yorumunuzda benim açımdan bir sorun yok rahat olalım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakınız ben yine söyleyeceğim ama dua en büyük destekçimiz...Selam ve Dua ile...

      Sil
    2. Ben bu konuda daha farklı düşünüyorum. Bir insanı tanımak o kadar zor ki bazen eşler bile birbirini tanıyamamaktan şikayetçi üstelik sorduğunuz zaman "severek tanıyarak" evlendiklerini söylüyorlar. Insanlar maskelerini evlenmeden önce düşürmüyor.. Istediginiz kadar tanıyın aradan yıllarda geçse maskeler düşmeden gerçek yüzler ortaya çıkmıyor siz o maskenin ardındaki insanı tanımıyorsunuz. Büyüklerimizin tecrübeleri bizi çoğu zaman doğru yere yönlendiriyor kulak ardı etmemek lazım. Bazen onlar o maskenin ardındakini görebiliyor

      Sil
  6. Esselamün Aleyküm Furkan kardeşim.
    Paylaşımının her cümlesine katılıyorum. Bizler perdeli gözlerimizle, karşımızdakini ne kadar tanımaya çalışsak kafi gelmez. Tanımaya açık bir gönül gözü lazım ki, ulaşanlara selam olsun bu kolay değildir. Kafadaki gözle görür, aşık oluruz. Doğru olan aile büyüklerinin de onayıyla evlenmektir. Ha, bir süre geçer yahu benim aşık olduğum kişi bu mu der vazgeçmek istersek, boşanmak çözüm değildir. Rabbım eğer bir çileyi kuluna reva gördüyse, o çile mutlak çekilir. Boşanmak da kurtuluş olmaz. Zira boşansa bile, çekmesi gereken çileyi, yarın bir başkasına aşık olur ondan da çeker. Üstelik bu sefer misli misli çeker.. O yüzden sevgili kardeşim dua edip Rabbımıza sığınıp, hidayet dilemekten , kadere boyun eğmekten başka çare yoktur. Sana katılıyorum.
    Bir ağabeyin olarak da, aşık olacağın kızın, bir ömür boyu, iyi ki seninle evlemişim dedirtecek kadar hayırlı olmasını diliyorum. İlk aşkın, hayırlısıysa karın olur inşaallah!

    Hayra karşı olasın,selametle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun böyle düşündüğünüze çok sevindim, her birimiz hayırda yarışan Müslüman erler oluruz inşaallah...Selam ve Dua ile...

      Sil
  7. Aşk kelimesini "evlenince olursun"a indirgemenizi bir hayli yadırgadım. Aşk öyle planlı bir şey olmasa gerek.
    Aşk konusu öyle "ben Allah'a aşığım" diyerek fenafillah olabileceğiniz kadar basit değildir. Aşka ulaşmak için basamaklar vardır. Örnekse Mevlana ile Şems muhabbeti. Orada bir dost meclisinde pişer aşk. Yunus "gel gör beni aşk neyledi?" sorusunu kime sormuştur? Hallâc-ı Mansûr "Ben Hakk'ım" diye haykırırken hangi yollardan geçmiştir?

    Aşk konusu mânevî ilimlerin en ağır konularındandır. Öyle çevrede "bazı gençler aşkı yanlış yaşıyor" diyerek tümden reddetmek pek sağlıklı olmaz. Maddi gözlerle bakarak aşk gibi bir gizli ilmi değerlendirmek hep böyle reddetmeye götürür. Çünkü anlamayız ve anlamlandıramayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim, bu yazıdaki anlatmak istediğimi yanlış anlayabilirsin lakin aşk kavramını 2 sayfaya sığdırılacak kadar küçük bir konu değil sadece anlatmak istediğimiz bu zamanda ki çoğunlukla gençlerin yaşadığı olaylardan yola çıkarak yazılmış bir konudur...Bu yazıda komple aşkı anlamak imkansızdır....Selam ve Dua ile...

      Sil
  8. çok güzel açıklamışsın. Görücü usulu bencede makbuldür çünkü araştırılır huyu suyu bilinir birbirleriyle denk düşerlerse olur. Ha zaten ister görücü olsun ister severek olsun aynı evde yaşandığında çıkacak sorunlar mutlaka olur ama Allah bilen herşeyin üstesinden gelir. Güzel kardeşim sen ve senin gibi gençleri gördükçe umudum artıyor, Allah'a emanet ol..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun, dediğiniz gibi Allahı bilen her şeyin üstesinden gelir...Sizde Allaha emanet olun...Selam ve Dua ile...

      Sil
  9. Miraç Kandilin mübarek olsun kardeşim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun, düşünüp yorum atmanız beni gerçektende sevindirdi, gecemiz mübarek olsun... Bu gecenin anlamını ve önemini tam olarak inşaallah anlamaya çalışırız...Selam ve Dua ile...

      Sil
  10. Yanıtlar
    1. Allah hepimizden razı olur inşallah teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil