...HİSSEDEN KISSA...


Kuşlar bile Allahı zikrediyorlar,
Bundan bile bir ders çıkartmalıyız...
   Küçükken hatta büyüdüğümüz zaman bile, hayatımıza rehberlik eden hikâyeler oldukça boldur. O hikâyelerin her birinden ders çıkartmaya bakarız. Ders alırsak ne iyi ama alamazsak açıkça çok kötü olur… Bizler, Hz. Ömer(r.a) adalet kokan kıssalarıyla, Hz. Ebu Bekir(r.a) cömertlik ile ilgili hikâyeleriyle, rivayetleriyle büyüdük. Küçükken, aklımız ermez iken, bu gibi kıssalardan az ders çıkartırdık ama büyüdüğümüzde, ergenlik çağından sonra bu kıssalar dediğimiz gibi, bize rehberlik etmeye başladılar. O kadar çok kıssa var ki hepsi birbirinden güzel, hepsi birbirinden ayrı ders çıkartılacak şekilde…
   Hz. Rabia(r.anh) hırsız ile olan hikâyesi, Peygamber Efendimiz(s.a.v) köle olan küçük kız çocuğu ile ilgili kıssası, daha neler neler... Biz böyle kıssaların yaşandığı bir dünyada yaşarken hala bu kıssaları görmezden geliyoruz. Türkiye de 75 milyon kişi yaşıyor diyorlar bu sayının çeyreği her hafta Cuma namazına gitse (bakınız çeyreği diyorum o da çok düşük bir rakam) ve bu giden kişiler vaazda ve ya hutbede anlatılan bir olayı, kıssayı kendilerine ders çıkarsalar ondan faydalı bir bilgi öğrenmek isteseler çok güzel olmaz mı? (Ayrıca şunu belirtmek isterim ki, bu fikri çok saygı değer bir Ağabeyimden esinlenerek yazdım.) Hem bunu sadece erkekler için söylüyorum…
   Hanımlar içinde şöyle bir düşüncem var, o da şöyle ki; genelde komşular gündüz vakitleri, eşleri eve gelmeden komşuya çay sohbeti etmeye gider. Hem bu hanımlar plan yaparak giderler. Yani önceden plan yapılmış ve birkaç kişi buluşarak bir komşunun evinde toplanırlar. Çay sohbetinde konuşulan konuların ne olduğunu bilemem ama en güzeli dini boyutta konuşmak değil midir? Cuma namazında İmam, erkeklere sohbet veriyorsa, hanımlarda toplanacağı evde birbirlerine sohbet versinler. Yapılması kolay bir tavsiye…
   Birde bu kıssaları, biraz öncede dediğimiz gibi bilip ibret almayanlar, kendilerine ders çıkartmayanlar var… Yahya bin Muaz-ı Razi(r.a) bunun hakkında çok güzel bir söz söylüyor: “İbret alınacak hadiseler pek çoktur. Fakat bunlardan ibret alanlar ise çok azdır.” demiştir. Gerçektende çok doğru demiş…
   Düşünme yetimizi kaybetmedik ama bu gibi kıssaları okuduğumuzda sanki düşünme yetimiz çalışmıyor. Bazı kıssaları düşünmek bile istemiyoruz. Çünkü o kıssada ki doğrular bize fazla geliyor. O kadar doğruyu kaldıramıyoruz. Zira bilinen bir kıssadan bahsetmek istiyorum…
  Allah’ın aslanı Hz. Ali(r.a) bir savaş esnasında düşmanıyla epeyce vuruşarak sonunda onu yıkıp öldürmek üzereyken, o düşman askeri Hz. Ali’nin mübarek yüzüne tükürdü.
    Bunu üzerine Hz. Ali(r.a) düşmanını bırakarak ayağa kalktı: “Yürü git, seni öldürmekten vazgeçtim, serbestsin.” dedi. Savaşçı bu duruma şaştı: “Beni alt edip öldürmek üzereyken neden vazgeçtin. Seni ne vazgeçirdi?” diye sordu. Hz. Ali(r.a) cevap verip şöyle dedi: “Ben seninle Allah yolunda ve sırf Allahın hoşnutluğunu kazanmak için savaşıyordum ve onun için seni öldürecektim. Sen yüzüme tükürünce öfkelendim, sana kızdım. Eğer o an seni öldürseydim, sana olan kızgınlığımdan dolayı bunu yapmış olacaktım. Yani seni Allah rızası için değil de kendi nefsim için öldürmüş olacaktım. İşte bu düşünceyle seni serbest bıraktım.” dedi. Bunu duyan adam, bu büyük asalet ve ince anlayış karşısında iman ederek Müslümanların safına katıldı…
   Bu zamanda böyle bir davranışı sergilemek zor mu? Zor fakat bir o kadarda sevabı büyük, her zorluğun bir güzelliği vardır…

                                        Kıssadan hisse diyip kenara atacağımıza,
                                                Bunlardan ders çıkartmaya bakalım…

8 yorum:

  1. Hanımlar hakkındaki görüşlerin çok doğru. Aslında erkekler gibi onların da vaaz/sohbet dinleyebilecekleri yerler mevcut. Yeter ki kendileri gitmek istesinler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İmkan çok ama dediğiniz gibi istek önemli...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. Umarım hisse çıkaranlardan oluruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umudumuz o yönde...Çok teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil
  3. Merhabalar Furkan Yetek.

    "Kıssadan Hisse" başlıklı yazınızı okudum. Çok güzeldi, beğendim. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. Bizim yöremizde kadınlarımızın kendi aralarında vaaz, nasihat ve sohbet içerikli o kadar çok toplantıları oluyor ki, erkeklerin onlar kadar böyle bir ne toplantıları ne de faaliyetleri oluyor. Bizim yöremizdeki kadınlarımız, erkeklere göre bu konuda daha şanslı diyebilirim.

    Kıssaları okuyoruz, dinliyoruz ve o an aklımızda bir şeyler kalıyor. Ancak, birebir gerçek bir olayla karşılaştığımızda çoğunu unutuyor ve okuduğumuz ya da dinlediğimiz kıssadan aldığımız hisseden istifade edemiyoruz.

    Hayırlısıyla onbir ayın sultanı Ramazan bu yılda kapımızı çaldı. Yine darda kalanlara umut, çaresizlere çare ve dostluklara ilave yapmak için, bin yıla bedel bir ay hizmetimize sunuluyor. İçinde Kadir gecesi gibi kutsanmış bir geceyi barındıran Ramazan'a kavuşmanın buruk sevincini yaşıyoruz. Çünkü, dünyada en acı olaylar bilhassa İslam coğrafyasında devam ediyor. Bu da haliyle tüm İslam coğrafyasını üzüyor. İnşAllah en kısa zamanda akıllarını kullanır ve gerçek İslam dinine dönerler de bu utanç ve dehşet verici durumdan kurtulurlar.

    Bu vesileyle Ramazan ayınızı kutlar, Cenab-ı Hakk'tan bu mübarek ayın bereketinden, mağfiretinden, rahmetinden ve feyzinden istifade eden kulların zümresine ilhakımızı niyaz ederim.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için Allah razı olsun...Bu ayda inşaallah kendimizi manevi yönden düzeltmeye çalışırız, bilmukabele...Selam ve Dua ile...

      Sil
  4. Ramazan Bayramınız Mübarek olsun. Amin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mübarek olması için gayret etmeye çalışırız inşaallah, Allah razı olsun...Selam ve Dua ile...

      Sil