...DİKKAT! SAVAŞ VAR!...


Rabbim sabırlar ihsan eylesin,
Allah yardımcımız olur inşaallah...
   Her geçen gün yeni olaylarla karşılaşıyoruz. Kimi zaman iyi olaylar, kimi zaman ise kötü olaylar oluyor. Gazetelerden, televizyonlardan kötü haberler fışkırıyor neredeyse… 
   Kötü olay dediğimiz, kimi zaman bizleri üzüyor; İsrail’in, Gazzeyi yok etmek istemesi gibi…
   Tabi ki bu olayların asıl amacı bilinmez. Bazıları getirim(rant) meselesi der, bazıları güç gösterisi derler. Anlayacağımız her kafadan bir ses çıkar.
   Bizleri üzen olaylar karşısında birleşmemiz gerekirken biz yine ayrı düşüyoruz ve haliyle yok olmamız kolay oluyor. Sırf bu konular yüzünden tartışmalara giriyoruz, boş tartışmalara ve de haliyle birbirimizi bazen üzüyoruz, ister istemez oluyor ama engellememiz şart…
    Birde bu olayların güya dini boyutta düşünmeye çalışan kişiler var, onlarda diyorlar ki: “Biz Allaha dua ediyoruz, niye bizim dualarımız kabul olmuyor da, İsrail hala galip geliyor.” bunları diyen çok kişi var, sırf akıl karıştırmak için, fitneciler topluluğu olup Müslüman topluluğunu bölmek için uğraşıyorlar…
   Sosyal medyada devamlı argo içeren tabirler, devamlı hakaretler, kime; sadece İsrail’e… Peki niye böyle yapıyorlar; Gazze galip gelsin diye mi, İsrail yok olsun diye mi yoksa ortalık yerde sadece laf olsun diye mi yapıyorlar?... Böyle yapan kişiler aslında vatanını çok seven kişiler gibi görünür ama sadece görünür. Sivil bir vatandaş olarak, Gazze için elimden bir şey gelmiyor, dua etmekten başka…
    Ya da sadece sosyal medyada tarafımızı belli edebiliriz, şu an için elimizden bir şey gelmiyor…
   Bu olaylar ile ilgili bir kişiyle konuşmuştum. Diyor ki: “Sen rahatça yatağında uyuyorken, ben İsrail konsolosluğunu aradım.” bu sefer bende: “Arayıp ne dedin abi.” diyorum. Dediği aynen şöyle: “Aradım, onların diliyle onlara hakaretler savurdum, sabaha kadar onlarla konuştum.” diyor. “Eline ne geçti abi…” diyorum. İşte o anda ses yok. Kuran-ı Kerim bize böyle bir şey diyor mu? Bu olayı onaylayacak bir hadis-i şerif var mı? Elbette ki yok, elimizden dua etmek geliyorsa dua etmemiz lazım. Hakaretlere yer yok. Savaş Gazze’de gibi ama asıl savaş, savaşın olmadığı yerlerde, en büyük savaş kendi içimizdeki savaştır…            
   Asıl savaş; sabırdır… Acaba biz bu olaylara İslami boyuttan çıkmadan mı dâhil oluyoruz yoksa bu savaşa dâhil olurken İslami boyuttan çıkıyor muyuz? Çıkmamak için ne gerekli; sabır…
   Sadece bu olay ile ilgili değil, gezi parkı olaylarında da bu kural geçerliydi, başka olaylarda da bu kural geçerli olmalı, dikkat etmemiz gereken nokta bu…   
   Gazze’de bebekleri öldürüyorlar, kadınları, çocukları öldürüyorlar. Elbette ki öfkeliyiz ama o öfkemizi kontrol etmemiz lazım. Elimizden dua etmekten başka bir şey geliyorsa yapmalıyız ama bu onlara küfür etmek olmaması lazım.
   Doktor muyuz, oraya yardıma gidebiliriz, yardım için para toplanıyor, para verebiliriz. İşte böyle yardımlardan bahsediyorum, önemli olan İslami boyut değil mi?... Olaylar karşısında elimizden ne geliyorsa onu yapalım ama yine diyoruz ki; İslami boyutta yapalım…Önemli olan kısım bu, öfkemize hakim olduğumuzda, samimi dualar ettiğimizde Allahın izniyle Müslümanlar galip gelecektir…


                                             Olaylar karşısında sabırlı olduğumuzda,

                                                      Sonunda inşaallah selametlik vardır…

11 yorum:

  1. Bu tür olaylar karşısında aklıma hep şu geliyor.

    http://kelimelerle-yolculuk.blogspot.com/2014/03/kan-krmz.html

    İnsanlar bir şekilde ölür. Bazıları şehid olur. Onlar için bundan daha güzel bir şey var mıdır Allah bilir. Ama birileri niye öfkelenir? Eğer hiç kimse ölmeseydi de yine küfür alabildiğine yayılsaydı (şimdi olduğu gibi) kimsenin sesi çıkmazdı. Asıl protesto etmemiz gereken bu. Nereye gidiyoruz biz? Kendimize sormamız gereken bu. Onların müziklerini dinliyoruz. Onların adetlerini yaşıyoruz. Sonra da kızıyoruz. Bir kaç bisküvi, çikolata almayarak mı onlara galip geleceğiz?
    Biz sarı öküzü çoktan teslim etmişiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de öyle, bakıldığı zaman microsoft'un sahibi yahudi ama onların bilgisayarlarını kullanıyoruz. Facebook'un sahibi yahudi ama onun yaptığı siteden onları kınıyoruz. Yapmamız gereken bilimde ve teknikte gelişmek daha doğrusu her yönde iyi şekilde gelişmeye çalışmak Allahın izniyle...Allah razı olsun güzel yorumunuz için...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. İnsanın özüne dönmesi,kendi kimliğini bulması ve yaşananlar karşısında tepkisini ortaya koyması gerekir.
    Ne var ki bir mucize gerek öz benliğimize sahip çıkmak için,
    bu arada unutmayın,nemrutu yenen topal bir sinekti,rivayette anlatılan,
    küçük görmemek lazım yapılan boykotu,
    Şu anda,Erzurum,Nevşehir, Ankara gibi illerin bazı ilçelerinde sosyal tesislere onlara ait hiç bir şey satmama kararı alınmışken,
    81 üniversite İsrailin üniversitesiyle bağlantıyı kesmişken,
    olmayacak bu bir iki bisküviyle demeyelim,
    Karınca misali kabe yoluna çıktık, dönmeyelim,
    belki de bir güvercin gibi hz İbrahim'in ateşini söndürmek için gagasında su taşırken,
    bu suyla mı ateş sönecek diyenlere,
    Sönmeyebilir,ben tarafımı belli edeyim,demek gerek....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olanda bu tarafımız belli olsun elimizden ne gelirse yapalım...Bakıldığı zaman kullandığımız çoğu şey yabancıların, yahudilerin...Yolcu'nun yorumuna verdiğim cevapta bu daha ayrıntılı yazıyor...Çok teşekkür ederim yorumunuz için...Selam ve Dua ile...

      Sil
    2. Söyledikleriniz doğru olabilir. Ama ben bisküviyi alırken gidip İsrail'den almıyorum. Türk marketlerinden alıyorum. Yani esasen bunların Türkiye'ye bile girmemesi gerekiyor.
      Gerçekte bizim aldığımız her ürün helal mi haram mı onu düşünmemiz lazım. O yüzden de müslüman insanların ürettiği şeyleri kullanmaya bakalım.

      Sil
  3. İsrail konsolosunu araması benim hoşuma gitti Furkan kardeşim.
    Yani o da elinden o gelmiş yapmış, ayrıca elinden gelen herhangi bir şeyi yapmak için illa Kuran'da yazıyor olması mı gerekecek? Yanlış anlamadıysam sen öyle olmalı diyorsun ya da ben mi yanlış anladım bilemiyorum.
    Bu arada aynı arkadaş umarım Libya'da Müslüman Libya halkı bombalanırken de ABD büyükelçiliğini ya da destek olan AKP'yi, ya da Katar'ı da aramış hakaret etmiştir. Libya'da da Kaddafi ve onun destekçileri direnince hatırlarsan NATO 19 ülke mutabakatıyla (içinde maalesef Türkiye yani akp hükümeti de var) Libya'yı bombalamış binlerce insan ölmüştü bebek çocuk ....:(

    Gazze konusunda İŞİD diye bir örgüt var biliyorsun Müslüman, Allahu ekber deyip Suriye'de Esat yanlılarının kafasıyla top oynuyorlar:( onlar niye İsrail'e saldırmıyor? Ya da ÖSO (Özgür Suriye Ordusu denen ABD tarafından akp tarafından silah, eğitim, para verilen muhalifler) El Nusra...neredeler? Haydi İsrail'e saldırsalar ya?

    o beğenmedikleri ABD eliyle öldürttükleri linç ettikleri Sünni Müslüman ve ABD karşıtı Kaddafi 1982 yılında "Araplar İsrail'i yok etmezse bir gün kendileri yok olurlar" demişti. Gazete kupörünü blogumda yayınlayacağım.

    Selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediklerinizde haklısınız, bazı olayları duymazdan bile geliyoruz. Ama benim istediğim özellikle şu; israil konsolosluğunu araması iyi bir şey lakin, arayıp hakaretler savurması yani küfür etmesi sadece kendisine zarar değil mi? Bile bile günaha giriyor. Rehberimiz Kuran-ı Kerim, hadisler ve alimlerin yazdığı kitaplar biz günaha girmemek için çalışmalıyız... Ve o yüzden önemli olan o çizgiyi geçmemeliyiz. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil
  4. Allah mazlumun yardımcısı olsun, herkese de sabır ihsan eylesin.

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar.

    Filistin'e sahip çıkmak bir insanlık borcudur. Ama böyle hamaset ve kuru kalabalıkla değil, bilim ve teknolojiye, entelektüel kapasiteye dayalı akıllı politikalardır.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir düşünce ve inşaallah bu düşünceyi gerçekleştirmeye çalışırız...Selam ve Dua ile...

      Sil