...ÖNEMLİ OLAN BİR DURUM...

Saçı sakalı ağarmış yaşlı Müslümana saygı gösterip,
İkram etmek, Allaha saygıdandır...Hadis-i Şerif...

   Sıkıntılı günlerimizde veya sevinçli günlerimizde yanımızda ilk olacak kişiler sevdiğimiz dostlarımız, akrabalarımız veya komşularımızdır. Böyle günler dostluk bağlarının gelişmesini sağlar.
   Misal verecek olursak düğünler veya cenazeler insanlar arasındaki buzların çözülebileceği günlerdir. Eski zamanlara, fazla değil 50-60 yıl öncesine bakacak olursak birbirimize daha çok sahip çıkarken, birbirimizin yanında sıkıntılı günlerde de, sevinçli günlerde de bulunduğumuzu biliyorken şimdilerde ise bu bağlılık eskisi gibi değil. Birbirimizden gittikçe uzaklaşıyoruz.
   Akrabaya ziyareti kesmiş, yolda bir akrabamızı görünce yapmacık bir şekilde sohbet ettiğimiz bir nesil olmuşuz ya da olmak üzereyiz. Anlayacağımız durum vahim…
   Sıla-i Rahime(akraba-dost ziyaret etmek) önem vereceğimiz yere bu büyük sevaptan yüz çeviriyoruz. Büyük sevap diyoruz çünkü Peygamber Efendimiz(s.a.v): “Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse cennete giremez.” diye buyurmuştur. Bu yüzden yapılması çok büyük bir sevaptır. Buna karşılık denilebilir ki: “Biz akrabadan bağları kesmiyoruz ki, görünce selam veririz yani arada sırada gideriz öylesine yoksa bağlarımızı kestiğimiz yok.” bu bahane aynı suna benzer; birisi der ki: “Ben Müslümanım.” ama o kişinin yaşantısında Müslümanlık en son duraktadır. Hani ölüm gelince Müslümanım diyen kişiler gibi…
   Bunlar sadece bahane ama şu da var ki; sevildiğimiz yere sık gidip gelmek itibarımızı ve muhabbetimizi zedeleyebilir. Şeyh Edebali’nin, Osman Gaziye nasihat ettiği gibi, Allah onlardan razı olsun. Bizlere ufkumuzu genişletecek şekilde nasihat etmişler ama sevildiğiniz yere aradan çok zaman geçince gidersiniz diye böyle dememişler. Sadece arayı bilmek gerekir. Çok sık gitmek var birde az gitmek, bunun arasını bilmek gerekir ki ona göre davranalım. Davranışlarımız bu yönde olmazsa düğünlerde çağıracak yakınlarımız olamayacak.
   Bazı insanlar ister ki kimseye muhtaç olmasın, bu sebeple kimseyle fazla yakınlaşmasın, halini hatırını sormak zorunda kalmasın. Hani derler ya; tek tabanca olsun. Böyle istekleri olan insanlar üzücü derecede çok…
   Bu düşüncelerden kurtulmanın çözüm yolu da insanları sevmekten geçer. Eğer ki biz insanları sevmezsek, insanlar bizi sevse de bir işe yaramaz. İnsan sevmek çok kudretli bir vasıftır.
   Yunus Emre’nin dediği gibi: “Yaratılanı severim Yaratandan ötürü…” işte bu düşünceyle insanlara bakarsak, bir düğünümüz olduğunda emin olun ki davetiyeler bile yetmeyecektir…


                               Akrabaya ziyarette önemli olan sevdiklerimizle şeytanı              
                                           Sevindirecek şekilde gülmek değil.
                     O ortamda yaşadığımız hoş sohbetler ve kazandığımız sevaplardır,

                                                         Önemli olan…

6 yorum:

  1. Merhabalar.

    Paylaştıklarınızı okuyarak yorum yazma imkanım olmadığı için, blogger arkadaşlığımızın
    unutulmaması adına ayaküstü sizleri ziyaret ederek hal-hatır sormak istedim. İnşAllah sağlık, sıhhat ve afiyettesinizdir.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    Recep Altun
    Değirmenden Mektup Var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu düşüncenizden dolayı çok teşekkür ederim. Çok şükür iyi yönde hayatımız devam ediyor.Sizlerin hayatı da bu yönde ilerliyordur inşaallah...Allaha emanet olun...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. Furkan, yazık ki gittikçe maneviyatını kaybeden bir topluluk olduk. Bunun akabinde de aile kopuklukları, sevgi yoksullukları ardı ardına geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunların devam etmemesi içinde elimizden geldiğince her birimiz bunu engellemeye çalışmalıyız...Selam ve Dua ile...

      Sil
  3. Hüznün Bedeli28 Eylül 2014 23:06

    Elhamdülillah kardeşim ne kadar güzel söylemişsin, uzaktan da olsa takip ediyorum ve vakit buldukça yorum yazmaya çalışıyorum... Lakin unutma ki; kimsenin yok oluşu değil, boş insanların etrafımızda çok oluşu yıkar bizi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun, herhalde demek istiyorsunuz ki: "Tek olsun, ama yeter ki öz olsun."...Selam ve Dua ilke...

      Sil