...DAVAMIZA SAHİP ÇIKALIM...

"DAVA İNSANI" olabiliriz inşallah...
   Bazen Tarık Bin Ziyad gibi tüm gemileri yakmak gerekir…
   Zamanın İslam ordusu Kumandanı Tarık Bin Ziyad’a, İspanya’yı feth etme görevi verilmiş. Görevi yerine getirmek için yola çıktıklarında tek hedef: “İspanya’yı feth etmekmiş” ve bu görevi yerine getirmek için Cebelitarık boğazının kıyısına gemileri çekerek, yayadan yürümeye karar vermişler.
   Askerlerin gemiye dönüş ümitlerini kırmak içinde tüm gemileri yakmış ve akıllarda kalan tarihi konuşmayı yapmış: “Önümüzde düşman, arkamızda deniz, zaferden başka kurtuluş yolu yoktur.”
   Savaş sonu kazanan taraf elbette ki cesaretliliği ile belli olan Tarık Bin Ziyad’ın ordusu olmuş…
   Anlatmak istediğimiz aslında kararlarımızda sabit olmaktır. Eğer verdiğimiz bir kararda Müslümanlık için engel bir durum yoksa o kararımızın değişmemesi ve o kararımızın İslami yönde gelişmesi en doğrusudur. Bir bakıma DAVA İNSANI olmak gerekir. Nasıl ki bu yazdığımız yazılar bile bir dava uğrunadır.
   Okumamız için, okuyup anlamamız için, anlayıp yaşamamız için, yaşayıp yaşatmaya çalışmamız için belki bu yazılar belki de başka yazılar gerekebilir. Yazdığımız her yazınında arkasında durmak… İşte en önemli nokta burası, eğer ki bir davanın içine girmişsek o davada söylediğimiz her sözün, yazdığımız her kelimenin arkasında durmamız gerekir. Söylediklerimiz doğru veya yanlış olsun, yanlış olunca birisinin uyarılmasıyla yanlış doğruya dönebilir, bunu yaşamamızda bize bir tecrübe kazandırır.
   Aslında bakılırsa Müslümanlık bir davadır, bu dava uğruna başımızı ortaya koymamız lazım, dediğimiz gibi düşüncelerimizde karar kılmamız lazım… Müslümanlar içinde: “Ben Elhamdülillah Müslüman’ım, ben tesettürüme dikkat etmeye çalışıyorum, ben ibadetlerimi Allahın izniyle yapmaya çalışıyorum.”diye böbürlenmeden diyebiliriz.
   Lakin bunları Müslümanlığa karşı olan bir ortamda demek kesinlikle iman gücü ister. Her hangi bir ülkede İslam’a karşı olan yüzlerce hatta binlerce kişi vardır. Bu kişilerin ortamında İslam’ı savunmak dediğimiz gibi iman gücü ister.
   Bizlere derler ki: “Sen namazını kılıyorsun da, ibadetini yapıyorsun da,  (hâşâ)hani Allah… Siz O’na ibadet ediyorsunuz ama o size görünmüyor. Siz başınıza takmışsınız bir bez parçası hem bunu takıyorsunuz diye mi O Allahınız sizi sevecek koruyacak, hangi kafayı yaşıyorsunuz siz ya?” diyecekler, hatta hadlerini aşıp çok daha ağır söz söyleyenler olabilir.
   İslam’a karşı olan bu ortamda İmanımıza, İslamımıza, Davamıza sahip çıkıyorsak ne mutlu Elhamdülillah Müslüman’ım diyenlere… En önemli DAVA: MÜSLÜMANLIKTIR…


                                  Davasına sahip çıkamayanlar gün gelir,

                          Boş bir davanın peşinde sürünürler…

6 yorum:

  1. dediğin gibi önemli olan dik durmak, görmeden inanmaktır. Güzel bir hatırlatma olmuş, yüreğine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun ablam...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. "Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır" bu bir hadis mi yoksa bir söz mü tam bilmiyorum. Bunun gibi bir davası olmalı insanın. Ve müslüman bir kişinin davası elbette islam olur. Eğer bu davada gevşeklik gösterirsek; şeytanın ve şeytanlaşmış insanların yollarından gitmeye mahkum oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu söz Beyazid-i Bistami(k.s) hazretlerine aitmiş...

      Sil
  3. Merhabalar.

    Her şeyi yaratan Cenab-ı Hakk'ın bizlere yol olarak gösterdiği İslam'a sahip çıkmak, onu yaşatmak, yaşanır hale getirmek, kollamak ve korumak bizim en asli görevimiz olmalıdır.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizlerde Allaha emanet olun...Selam ve Dua ile...

      Sil