...KUSURDAN YEŞEREN TECRÜBE...

Deniz kadar kusurumuz olsa -ki bunu istemeyiz-
Dünya kadar tecrübe sahibi olabiliriz demektir...
...Tabi her şeyin en doğrusunu Allah bilir...
   Bilirsiniz ki: “Üstüne toz kondurmamak” diye bir deyimimiz vardır. Bizler bu deyimdeki anlamı bazen her gün, bazense her saat kendi kişiliğimizde uyguluyoruz.
   Nasıl mı sorusuna gelecek olursak: “Kişiliğimize yapılmış olan hiçbir eleştiriyi kabul etmiyoruz, kendimizi kusursuz zannediyoruz bu yüzden de diyorlar ki; “üstüne toz kondurmuyor.” işte buradan kaynaklanıyor deyimin anlamı…
   Neden böyle bir kişiliğe büründüğümüz muamma elbet ama bazı kişilere göre çocukluğunu eziklik içinde geçirmesi, bazı kişilere göre de herkese kendisini kusursuz bir şekilde göstermek istemesi…
   Kusursuzluk hepimizin ulaşmak istediği bir mertebe olabilir ama ulaşmadan kusursuzum demekte insanlığı sığacak bir davranış değildir.
   Gerçi kusursuzluğa ulaşınca da ben kusursuzum demekte tabi ki doğru değildir. Bizler bu davranışı sergilediğimizde haliyle toplum içinde hakaretlere maruz kalabiliriz. Hakaret edenlerin bilinçsizce davrandığı ortada ama bizimde onlardan eksik kalır yanımız yok. Kendimizi kusursuz insan ilan ediyoruz bilinçsizce…
   Bize yapılan eleştirilerin aynı zamanda bize tecrübe kazandıracağının farkında değiliz. Oysaki farkında olsak tüm eleştirileri üstümüze çekmez miyiz?
   Tecrübelerimiz, hayatın her aşamasında bizim dayanağımızdır. Düşünecek olursak, doğduğumuzda yürüyemiyorduk. Daha sonra emeklemeye başladık ve düşe kalka yürüdük. O düşe kalka anlarımız bizim tecrübelerimizdir. Tecrübeye sahip olmasaydık, bugün bir ortama ayak uyduramazdık. Uydurmadığımız zamanlarda zaten o an tecrübe kazanıyoruz demektir…
   Kusurlarımızı başkaları görmeden bizim görüp, kendimizi eleştirmemiz lazım ki birisi olmadan da tecrübe kazanabilelim. Yeri gelir başkaları tarafından öyle bir yerin dibine batarız ki, aslında biz böyle anlarız.
   Anlamak istediğimiz aslında şu olmalıdır; birisi bizi eleştirirken yerin dibine değil, aslında gökyüzüne bir yolculuk yapıyor gibi olmalıyız, tabi bu da ortamdan ortama, kişiden kişiye, eleştiriden eleştiriye değişir…
   Eleştirilere saygı duymamız gerektiği aşikâr bir durumdur, saygımızı bozarsak saygısızca eleştirilmeye devam ederiz. Her şey saygı çerçevesinde olmalı ki, insan olduğumuz anlaşılsın…

                                                        Yaşadıklarımız,

                                                            Tecrübelerimizdir…

8 yorum:

  1. Ben bir de insanlarda şöyle bir tavır farkettim. Kendisine bir şey söylenildiğinde, kendini savunma olarak şu sebepten yapıyorum demiyor da; falanca da şöyle yapıyor diyerek suçu sanki onun üzerine atarak kendini aklamaya çalışıyor. Halbuki herkes kusurlu olabilir. Herkesin hatası olur. Sen bir şeyi yapacaksan Allah rızası için yapacaksın. Allah'ın emirlerine uygun mu değil mi ona bakacaksın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanoğlunun ne yapacağı belli değil ama şu bir gerçek ki bizler tereyağı gibi üste çıkmaya çalışıyoruz... Selam ve Dua ile...

      Sil
    2. Kusurdan Yeşaren Tecrübe isimli makale çok güzel..
      Bu Makaleye sizin yukarıdaki yorumunuz da apayrı bir değer katmış.
      "KİŞİ KUSURUNU BİLMEK GİBİ İRFAN OLMAZ" diyerek yorumunuza cevabımı tamamlarken, Allahu Tealanın Rızasına göre davranacaksın cümlenizi de ön plana yazmak isterim. İyi akşamlar.

      Sil
    3. Teşekkür ederim.

      Sil
  2. Gerçek dost acı söylermiş onu dinle ve teşekkür et ama seni ezmek için uyduruktan eleştiri yapana da hoşçakal de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan modeli elbetteki önemli...Selam ve Dua ile...

      Sil
  3. Furkan Bey
    Yukarıdaki yazınız, duygulara tercüman olmuş.
    Gerçekten buradaki makalelere yorum yazmaya korkuyorum.
    Alınmalarla karşılaşıyorum.
    İnsanların şahsına birşey demediğimiz, sadece burada yazdıkları makaleye yorum yazdığımız halde.
    Hakaret gördüm diyenler var.
    Mesela bu yazınıza yorum yazarken beğenmediğimiz veya karşı olduğumuz bir cümlenize birşey yazacak olsak..
    (Ki öyle bir cümle veya kelime yok.)
    Bize öfkeli bir yorum yazar ve arkadaşlıktan da atar mısınız.
    Yazılarıma bakacak olursanız.
    Önemli bir kısmı siyasi içerikli..
    İçişleri bakanımızın dediği gibi..
    Siyaset çok mu kötü..
    Siyasetçilerimiz olmasa, bizler gece uykularımızı dahi uyuyamayız.
    İyi akşamlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana gelen har hangi bir yorumda eğer benim yanlışım düzgünce söyleniyorsa: "Haklısınız bunu bana söylediğiniz için çok teşekkür ederim. Hatamı telafi etmeye çalışırım." derim. Lakin ortada yanlış varsa ve bu yanlış bana hakaret dolu sözcüklerle iletilirse bende o zaman ciddiyetimi sergilemek zorunda kalırım. Dikkat ederseniz öfkeli bir tavır değil sadece ciddiyet... Herkes konuşma adabını bilseydi toplum çok daha güzel olurdu...Ayrıca siyasi olarak herkesin şahsi fikri vardır, size göre siyasetçilerin olmaması uykunuzu kaçırabilir ama kimilerine göre de siyasetçilerin olması uyku kaçırtabilir...Selam ve Dua ile...

      Sil