...DEĞİŞ(İ)ME DİREN...

Herkes bizim toplumumuzu örnek alıyorken,
Şimdi biz başka toplumlara özeniyoruz...
   Toplumun nasıl, ne yönde, ne şekilde değiştiğini son yüzyılda rahatlıkla görebiliriz…
   Toplumda bazı kesimler iyi yönde, bazı kesimler kötü yönde değişime uğruyor. Giyimde, davranışta hatta yeme içmede bile değişmelere uğradığımızı görüyoruz. Bakıldığında eskiden toplum içinde insanlar davranışlarına dikkat ederdi ama şimdi bakıldığında davranışlarımız başkasını rahatsız etse bile bunu dikkate almadan yanlış davranışlarımıza devam ediyoruz.
   Çarşıda pazarda gezerken yanımızdan geçen insanların rahatsız olacağını düşünmeden ağzımızdan yanlış kelimeler çıkıyor ya da yürürken terbiyesizce insanların yüzüne bakarak yere tükürmek gibi bir değişimde gerçekleşti.
   Eskiden böyle değildi diyoruz lakin eski dediğimiz belki 10 beklide 15 yıl…
   Giyimde artık modaya uymak için yarışır bir hale gelmişiz aslında, erkek, kadın fark etmeksizin daracık kotlar, pantolonlar, etekler giymeye başladık. Hatta bazı kot modelleri var ki boydan boya yırtık pırtık…
   Toplumumuz iyice giyim konusunda özgürleşiyor. Özgürleşiyoruz derken İslam’dan uzaklaştığımızın da farkında değiliz. Araf Suresi 26.ayette Allahu Teâlâ bizlere şöyle buyuruyor:  “Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayırlı olan, takva elbisesidir. İşte bunlar, Allah’ın ayetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.” bizim bu durumda giyim konusunda nasıl hareket edeceğimiz anlaşılıyor herhalde…
   Ve son yılların vazgeçilmez hazır yemekleri, insanlığın hem sağlık açısından hem de tembellik açısından etkileyen; fast food yani ayaküstü atıştırmalık yiyecekler… Bu aralar iki adımda bir dürümcü, çiğköfteci, pizzacı görmek mümkün, hal böyle olunca hazır yemeğe rağbet çoğalıyor. Akşam işten veya okuldan çıkınca eve gidip yemek yapmaktansa bir yerde atıştırmalık yiyerek karnımızı doyuruyoruz.
   Alışkanlıklarımız, davranışlarımız hepsi değişiyor. Değiştiren unsurlara gelince üzülerek söylemeliyim ki benliğimiz bize kendi açımızdan yetmiyor…
   Açıkçası benliğimizi kaybediyoruz. Benliğimiz, özümüz elbette ki İslam ama bizler İslam dışı olan Avrupa tarzına özeniyoruz. Toplumumuz değişirken gelişsin derken açılarak saçılarak geri adımlar atıyoruz… Böyle bir değişime direnmemiz ve önlememiz gerekmez mi?

                                        Toplum, başka topluluklara özendiğinde,

                                                   Benliğini kaybeder…

6 yorum:

  1. 10 15 az kaldı. Osmanlı Devleti yıkıldığından beri. Özgürleşme kavramında had aşıldı. Edep haya bilinmez oldu. :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkıntıda bu zaten; edepsiz ve hayasız davrandığımızı düşünmüyoruz. Yanlış düşünceler içinde fırtınalarla savruluyoruz...Yorumunuz için teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. Bu bir değişim midir bilemiyorum ama benim toplum içinde en çok rahatsız olduğum konu gürültü. Alabildiğince gürültü yapmak gayet normal karşılanır oldu. Bazen eşimle ikimiz acaba deli miyiz? diye düşünmeye başladık. Lakin bu kadar insan yanılıyor olabilir mi? :)
    Nereye gitsek nereye taşınsak aynı şeyler devam ediyor. Dünya üzerinde rahat edeceğimiz bir yer bulamadık.

    Misal bir kaç örnek vermek istiyorum. Kişi askere gidecek, gitmeden önce senin kapının önünde bir sürü gürültü çıkararak ve tepinerek (kusura bakmayın bence öyle) eğlenmeyi mübah sayıyor. Aynen evlenirken de bunu yapanlar çok.
    Bir başka misal evinin içinde de her türlü gürültüyü yapma hakkına sahip olduğunu zannedenler var. Bağırış çağırış kavga etmek. İnsan utanmaz mı ya hu sesinin başkaları tarafından duyulmasından?

    Allah c.c. hepimize akıl fikir ve en önemlisi de edep haya versin diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kusuru bencede öyle, İslamda eğlenmek var lakin başkasını rahatsız ederek değil. Sınırları aşmamak gerekir. Düğün konvoylarında korna çalınıyor belki rahatsız olacak var. Hayatta bir kere evleniliyordur eğlenmek haklarıdır lakin korna çalarak, başkalarını rahatsız ederek değil, tamamıyla katılıyorum sana abla...Selam ve Dua ile...

      Sil
  3. Merhabalar.

    Önce herkes inancına göre ne olduğuna ya da kendini ne hissettiğine bakmalı ve olduğu ya da hissettiği inancında tutarlı ve samimi olmalı.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Samimiyetsiz inanışlar, inançsızlığa götürür...Selam ve Dua ile...

      Sil