...ÜRETEN TOPLUM...

Fotoğraf-Google'dan
Yattığımız yerden kınasak ne olur!
Yatarak icraata geçebileceğimizi nasıl düşünebiliriz ki...
   Dünyada yaşanan olaylardan dolayı artık toplumumuzda marka ürünlerine dikkat eder hale geldik. Aldığımız ürünün ne marka olduğuna, hangi ülkenin ürettiğine bakarak buna göre ürün seçiyoruz.
   Aslında lafı dolandırmaya gerek olmadığından direk olarak vereceğimiz bir örnekle açıklanacak bir durum; “İsrail’in birkaç senedir bazı ülkelere zulmettiği nerdeyse herkes tarafından kabul edilmiş bir harekettir. Bu olaylar yaşandığında bazı markaların satışından elde edilen parayla İsrail’e gönderildiği haberlerde de, sosyal medyada da ortaya çıkmış bir durumdur.
   Hatta bunları söylerken akla ilk gelen marka elbette ki; “CocaCola” şu anda da bakıldığında bazı şehirlerimizde CocaCola satımının durdurulması için yapılan çalışmalar haber bültenlerini doldurur hale geldi. Yapılması gereken davranışta zaten böyle olması gerekiyor.
   Eğer diyorsak ki: “Bu insafsız İsrail’e yardım edeceğime kellemi koparırım.” o zaman kelle kopacağına bakkaldan CocaCola veya bu hareketlerinde İsrail’e yardım gönderen başka markaları almayız. Öyle markaları alacağımıza onlar yerine başka marka alabiliriz. Anlatmak istediğimiz aslında dediklerimizin lafta kalmaması, icraata dökülmesi…
   Biz dersek ki: “İsrail’i kınıyorum.” ve bunu dediğimizde de elimizde yudumlamak için ağzımıza götürdüğümüz CocaCola varsa, dediğimizle yaptığımız haliyle bir olmuyor.
   Şöyle de bir durum var ki aldığımız telefon markaları bile zulmeden başka ülkelere ait olabilir, burada söylenende şu olabilir: “CocaCola almıyoruz da onların telefonlarını alıyoruz, hatlarını alıyoruz, arabalarını alıyoruz… O nasıl olacak?”  burada ki şahsi fikrim şudur ki; eğer bizim telefonlarımız yoksa arabalarımız yoksa üretmeye çalışmamız gerekecektir.
   Bizler birey olarak elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışacağız. Burada da demiyoruz ki: “Herkesin araba yapması lazım, hemen bir telefon yapması lazım.” kesinlikle böyle bir şey yok. İlgi alanımız ne ise o yönde gelişmemiz ve topluma bunu fayda halinde sağlamamız lazım. Bizler mesela, kitap yazıp insanların bilgilenmesi yönünde çalışıyoruz.
   Demek istediğimiz budur: “Herkes kendi ilgi alanında gelişme göstersin.” böylece düşüncelerimizi lafta değil icraata dökmüş oluruz.

                                               Üretmeyen toplum,

                           Üreten toplumun hegemonyası altında ezilir…

6 yorum:

  1. Bunu devletçe yapılması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum. O markalar hiç ülkemize bile girmemeli. Ülkeye girdikten sonra onlar kazanacaklarını kazanmış oluyor zaten. Neyin ne olduğunu anlamadan aldığımız çok oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilinçsizlik bu olsa gerek...Bilinçsizlik hakaret manasında değildir sadece bilinçlenmek istemeliyiz...Selam ve Dua ile...

      Sil
  2. ne kadar güzel bir noktaya parmak basmışsın :) inşallah gayret etmeye başlar okuyan herkesler :)

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar.

    Cenab-ı Hakk, yattığı yerden hiç bir kulunun ki, bu kulu müslüman dahi olsa elinden tutmaz! Kim ki Cenab-ı Hakk'ın kanunlarına uyar, işte Cenab-ı Allah, bu kulunun elinden tutar ve ona yardım eder. Bu kul ateist bile olsa!..

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru söylediniz...Selam ve Dua ile...

      Sil