...YIL(AN)IN BAŞI...

fotoğraf:Google'dan
   “Onların: “Ey Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve ayaklarımızı sağlam tut ve kâfir kavme karşı bizlere yardım et” demekten başka bir sözleri de yoktu.” diye buyuruyor Rabbimiz Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde… Bu duayı ettikten sonra duaya iştirak etmemek ne büyük bir acı…
   Her yılbaşı, televizyon kanalları başta olmak üzere yaşadığımız şehrin neredeyse her tarafı çam ağaçlarıyla çeşit çeşit süslerle süsleniyor. Sebebi; yeni yılın gelmesiymiş. Herkes oynayacak, gülecek, eğlenecek tabi en sonunda belki de yanacak, belki diyoruz çünkü “Hüküm Allahındır”…
   Bir işe başlayacaksak inşallah deriz, birisinin bebeğini gördüğümüzde maşallah deriz, dikkat ettiyseniz hep Allah lafzını kullanıyoruz lakin mesele yılbaşı olunca: “Allahı da bir gün unutalım.” diyoruz ne kadar dilimizle telaffuz etmesekte yaptıklarımız bu cümleye tekâmül ediyor. Ne garip değil mi? Eğlenceler kutlamalar diyoruz aslında tamamıyla efsanelerden oluşan Noel’i bizler büyüte büyüte sanki gerçekte kutlanması farz olan bir şey haline getirdik.
   Noel diyoruz da hangimiz kendimize şu soru soruyor: “Ya hu bu Noel nerden gelmişte kültürümüzde yer bulmuş?” bu soruyu belki bazılarımız soruyordur, sorduğumuz zaman kaynaklar bize şu cevabı veriyor: “Efsanevi Hıristiyan inanışına göre; miladi 4.yüzyılda yaşamış olan Aziz Nikolaos adındaki Hıristiyan azizi, Roma İmparatoru Konstantin’in rüyasına girmiş ve idama mahkûm edilen üç subayı kurtarmış. Bu olaydan sonra adı yayılan Nikolaos hayır kurumlarının, loncaların çocukların ve bazı şehirlerin koruyucu azizi olarak benimsenmiş ve daha sonra Noel Baba olarak anılmış.” efsane çılgıncaymış gerçektende bizim Göktürklerin Ergenekon destanı gibi… Bu Noel Baba, bizim Dede Korkut’tan daha popüler, hem de kendi kültürümüzde…
   Şimdi baktığımızda reklamlara bile konu olmuştur bu Noel saçmalığı, Amerikalıların rüyayı büyütmesiyle de bu Noel Baba’nın bir zamandan sonra havada yürümek zor olduğundan buna 8 tane ren geyiği almışlar, sonra köpek almışlar. Altına da bir kızak çekmişler daha sonra da ona görev vermişler her bacadan içeri oyuncak at diye, bizlere de bu şaçma hikâyeye inanmamız beklenmiş ve maalesef neyin ne olduğunu bilmeden inanmışız.
   Çoğu televizyon dizilerinde bu konu ilgi odağı oluyor ve nasıl fikirlerini bize empoze ettiklerinin farkında bile olmuyoruz. Hıristiyanlar eğlence yapmasının sebebi kendi inançlarına göre Hz. İsa(a.s)’in doğum günü olduğundan kutluyorlar. O günlerde hediyeleşiyorlar, her yeri süslüyorlar, vur patlasın, çal oynasın şeklinde bir gün geçiriyorlar. Kendimize soralım biz neyi, neden kutluyoruz. Birisi eğlence diyince aklımız çalışmıyor herhalde; “eğlence nerde biz orada.” diyerek günaha doğru ilerliyoruz.
   Noel’le yılbaşı birbirinden farklıdır ama birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Sözüm o ki bilmediğimiz sadece geçmişten gelen anlatımlarla Noel denilen bir şeyi kutluyoruz. Sırf eğlenmek için, o günlerde hindi kesiyoruz, her yıl olduğu gibi sokaklara akıyoruz ve en son olarak üçten geriye sayıyoruz. Düşündüğümüz zaman saçma değil mi? 3, 2, 1 yuppiiiii… Bu nedir ya, düşünerek hareket edelim. Öyle yerlerde bulunmak bile bizlere, imanımıza zarar veriyor. Ayrıca Kurban Bayramında iman edip Kurban kesenlere hakaretler savururken; “hayvan katilleri” diyerek bizi aşağılamaya çalışırken, yılbaşı günü hindi kesilirken bu kişiler nerede? Evde tombala çekiyorlardır herhalde…
   Gözler görmek istemiyorsa, kulaklar duymak istemiyorsa gerçekler daima bizden uzaktadır. Hadis-i şerifte: “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa onlardandır.” buyruluyor. Peki, bizim yaptığımız nedir? Onların yaptıkları gibi eğlenmek… Yazık ki aklımız varken düşünerek hareket etmiyoruz. Bizler böyle olduğumuz sürece hayatımız günah yoluna doğru sürüklenecektir ve onlar yani İslam düşmanları amaçlarına ulaşacaktır.

                                                 Aklın varsa yılbaşı kutlamayı,

                                                           Bir daha DÜŞÜN!

6 yorum:

  1. Öncelikle Allah c.c. razı olsun böyle bir yazıyı yazdığın için. Şimdi neredeyse bütün bloglarda (müslüman olduğu halde) "yeni yılınız kutlu olsun" diye başlayan yazılar görmekten korkuyorum.

    Çarşılardan geçmeye korkuyorum. Bütün vitrinler yılbaşı süsleriyle dolu.
    Kasabın önünden geçmeye korkuyorum. Camında hindi 20 tl. yazıyor.
    Anaokullarında küçücük çocuklara çam ağacı süslettiriyorlar. Çocuklarımızın geleceğinden korkuyorum.

    Sizler müslüman değil miydiniz?
    Elbette müslümandınız. Öyleyse bütün bir sene yaptığınız ibadetleri, tuttuğunuz oruçları, yaptığınız hayr-u hasenatları neden bir gün 3-5 kuruş daha fazla kazanacağım diye hepsini heba ediyorsunuz? Sevaplarınızın gitmesi bir yana İMANINIZ GİDİYOR BE KARDEŞİM.

    İki tane hadisi şerif yazmak istiyorum. İkincisini ben de biraz önce okudum.

    “Siz karış karış, adım adım sizden öncekilerin (Yahûdi ve Hıristiyanlar’ın) yoluna uyacaksınız. O kadar ki; onlar bir keler deliğine girecek olsalar, siz de (modadır düşüncesiyle) onları tâkip edeceksiniz...” (Mişkâtü’l-Mesâbîh, 5361)

    “Onlardan biri hanımıyla yolda cinsî yakınlıkta bulunsa, siz de aynısını yapacaksınız!” (Câmiu’s-Sağîr, 2, 122)

    Allah c.c. bizleri muhafaza buyursun. Akıbetimizi hayr eylesin.


    Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Televizyonlarda da şimdiden kötülük başladı. ( ne zaman yok ki zaten) Müslümanım diyen kardeşlerimiz televizyonlarını açmamaya baksınlar. İnsanın kalbindeki nuru alır gider. Kalbi bunlara meyledebilir. Özellikle de çocuklar. Bugün fevkalade hiçbir şey yapmayın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir yorumu daha önce paylaşmak isterdim ama nasip şimdi paylaşmakmış... En acı durumda şu ki abla: İslama zarar veren İslamiyeti yaşıyorum diyen kişiler, ne yapıyorsak kendimize yapıyoruz...Rabbim Ümmeti Muhammedi ıslah eylesin inşaallah...Selam ve Dua ile...

      Sil
    2. Nasib.
      Veladet kandilin mübarek olsun.

      Sil
    3. Sizinde kandiliniz mübarek olsun abla...

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Allah razı olsun sizinde kandiliniz mübarek olsun...

      Sil