...BAKİ ÂLEME HAZIRLIK: "FANİ DÜNYADA"...

fotoğraf:islamihayatdergisi.com

   Soyut ve somut kavramlar aynı ruh ve beden gibidir. Ruhumuzun varlığı ne kadar ispatlanmasada ruh denen bir şey vardır yani görünmeyen duyulmayan, soyut kavramlar gibi…
   Soyut kavramlar bizim için daha önemli olması gerekirken nedense somutlara daha çok önem verip soyut olan her şeyi unutuyoruz. En basitinden bizler, maaşımızı almayınca sinirlenip, arabamız bozulunca kafamız atan insanlarız. Oysaki bir vakit namazını kaçırdığımızda böylesine üzülmüyor, oruç tutamayınca böylesine sinirlenmiyoruz.
   Burada maaş diyince aklımıza para geliyor aynı şekilde arabanın neresi bozulduysa orası aklımıza geliyor. Elle tutulabilir gözle görülebilir bir şey var ortada ama namazı kaçırınca ortada gözle görülebilecek bir şey yok. Hangi durum daha önemli dersek bu sorunun cevabı vicdanlarımıza kalmış…
   Demem o ki soyutların varlığı belli değil lakin onlar daha önemlidir, biraz önce dediğimiz gibi namazı vaktinde kılmayınca amel defterimize-aynı şekilde amel defterimizde soyuttur ama her insan için çok önemlidir- günahlar yazılıyor.
   Para, mal, mülk bunlar somuttur yani fani… Somutlar bize bu dünyada yarayacak ama soyut olanlar hem bu dünyada hem de ahirette bize yarayacak. Ruhumuzda ilahi kıvılcımları duyamayacak kadar fani dünyaya önem vermişiz. Tek âlem burası değil oysaki asıl sonsuz âlem ahirettir ama biz hem ahiret hem de dünya çalışmaları yapacağımıza, sadece fani dünyadaki işlere bakar olmuşuz.
   Dünyada ki ömrümüz 80 yıl diyelim. Peki, o 80 yıldan sonra ne olacak hiç düşünüyor muyuz? 80 yılın içinde daha çok dünya işlerine koşturduğumuzu düşünelim. Sonuç; yine hüsran…
   Bu hayatta ahiret hesabını düşünerek, hem dünya için hem de ahiret için çalışmak gerçekten zor. Bu yüzdende zorla bir şey yapılmaz kalpten istemek gerekir. Biz bunları diyorsak yaptığımız manasına mı gelir? Elbette ki hayır ama gayret etmek şart en nihayetinde cehenneme gidecek olanda biziz cennete gidecek olanda…
  
  
                                                         
                                                                          Ruh bakidir,

                                                                            Beden fani… 

6 yorum:

  1. Somut ya da soyut.. Bunun hangisinin önemli olduğuna karar vermek için, en çok hangi duyuları geliştirdiğimize bakmak lazım. Eğer zahir geliştiyse, somut önemli diyecektir. Batın geliştiyse de soyut....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olan fani dünyadaki gelişim diyorsunuz yani... Şu da var ki insanoğlu her daim geliştiğini düşünmüyor mu? Bazıları gelişmemişken bunu düşünmek sıkıntılı bir durum...Yorumunuz için teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

      Sil
    2. Hayırrrr, eğer yüzeysel yaşamaz da batına ait duyguları geliştirirseniz dedim... vicdan gibi, güzel ahlak gibi, basiret, fazilet gibi... İşte o zaman soyut kavramlar önem kazanır. Ama, görme, duyma, yeme içme... gibi nefsani olanları geliştirirseniz, somut şeylerin peşine düşersiniz demek istedim..

      Sil
    3. Bende öyle anladım ama demek ki tam doğru telaffuz edemedim...

      Sil
  2. Dünyanın peşinden koşarsan seni yorar. Ahiret için çalışırsan dünya da gölge gibi peşinden gelir.
    Bu durumda fani olanla uğraşmaktansa, baki olanla meşgul olmak daha akıllıca görünüyor.
    Akıllıca derken, aklımızı kullanalım da demiyorum aslında. Zira akıl da fanidir. Akıl dünyevi işlerde kullanılır. Ahiret için ise vahye tabi olunur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denilecek güzel şeyleri yine söylediniz...Allah razı olsun...Selam ve Dua ile...

      Sil