21 Şubat 2015 Cumartesi

...KARİYER PLANLAMASI...

foto:google'dan
   Doğarız…
   Yaşarız…
   Ölürüz…
   Aradaki yaşama biçimini küçükken aile, büyüyünce biz ele alırız ya da öyle sanarız. Daha konuşmaya başlamadan önce söylenecek ilk kelimenin; anne veya baba olması istenilir. Okul çağına gelince üstümüzde anne ve babamız tarafından sıkı bir otoriterlik hissederiz: “Evden okula, okuldan eve. Fazla gecikmek yok, arkadaşlarınla fazla takılmana da gerek yok.” gibi nasihat şeklinde cümleler bizlere iletilir.
   Büyüklerimizin istekleri, güzelce derslerimize çalışıp, polis, avukat, doktor gibi güzel bir kariyer sahibi olmamızdır.
   Hep bir kariyer türküsü çalar gider, elbette polis, avukat veya doktor olmak kötü bir şey değil ama istenilenler arasında sadece dünya kariyeri ön plana çıktığı için sıkıntılı bir ahiret kariyeri ortaya çıkabilir. Oysaki nasihatler, istekler, söylenecek ilk sözler daha manevi bir boyutta olabilir.
   Dünya kariyerimizde iş görüşmesine gittiğimiz bir işletmede o firmanın insan kaynakları müdürü geçer karşımıza sorular sormaya başlar ve soruları düzgünce cevaplayabilirsek işe girme ihtimalimiz olabilir.
   Ahiret kariyerinin soruları da kabirde sorulmaya başlanır. Eğer doğru cevap veremezsek ahiret kariyerinde mutlu olmayabiliriz. Herkesin aklında bir kariyer yapma fikri vardır ama herkesin kariyer planlaması farklı olabilir.
   Birisi vardır ki; üniversiteyi bitirene kadar hep dünyalık kariyerine hazırlık için verilmiş nasihatler ve bilinçaltına atılmış benlik duyguları vardır ve de bir zamandan sonra bu benlik duyguları ortaya dökülmeye başlar.
   Başka biriside vardır ki; dünyalık kariyerine verilmiş nasihatlerin yanında ortaya çıkabilecek benlik duygusunu yenebilmek için verilmiş ahiret kariyeri nasihatleride vardır…
   Annemiz veya babamız bize vereceği öğütlerin geleceğimizi ve ölümümüzden sonraki geleceği de düşünerek ona göre öğütler vermesi kendileri içinde bizler içinde önemlidir. Bu önemi anlamak için hem manevi yönden hem de maddi yönden ilerleme göstermek için gayret etmemiz şart…

                                                           Dünya kariyerine çalışırken,

                                                       Ahiretede önem vermeyi unutma-yalım… 
DEVAMINI OKUYAYIM

3 Şubat 2015 Salı

...TOPARLANMA VAKTİ...

Selamun aleyküm...Sitemizde 2 hafta yazı paylaşılmayacaktır, kısa bir ara vermekteyiz toparlanmaya ihtiyaç olduğundan 2 hafta ara veriyoruz...Allah'a emanet olun, 2 hafta sonra Allahın izniyle daha hayırlı bir şekilde yazılarımıza devam ederiz... Son olarak Rahmetli Şair Mehmet Akif ERSOY'un: "Zulmü Alkışlayamam" şiirini sizlerle paylaşalım...

Zulmü Alkışlayamam

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?






                                                            ...Selam ve Dua ile...
DEVAMINI OKUYAYIM