27 Nisan 2015 Pazartesi

...UZUN BİR ARA...

Bu ara yazılara baya bir ara verdik... Ve bu arada bazı şeyler düşündük ve de İnsana DAVET blog sitesine birazcık ya da uzun bir ara vermeye karar verdik... İnsan yazdığını yapamazsa vicdan azabından ruhu acı çeker... Biz insanlar hakk olan  verdiğimiz sözleri, hakk olan yazdığımız yazilari dosdoğru yapsaydık simdi dünya çok daha guzeldi... Fazla uzattık hakkınızı helal edin bu gidiş yeni bir dönüşün habercisi olabilir inşallah Allaha emanet olun... Selam ve Dua ile...
DEVAMINI OKUYAYIM

17 Nisan 2015 Cuma

...BİR ÖZLEM VAR İÇİMDE...

   Bir özlem var içimizde, hiç bitmeyecek bir özlem…
   Muhabbete özlem, sevgiye özlem, dostluğa özlem… Çoğu kez eskiye özlem duyarız. Çünkü biliriz eskinin muhabbeti daha da can alıcıdır. Şimdilerde muhabbet etmek çoğu kişiye nasip olmuyor.
   Misafirliğe gidildiğinde cepten çıkan telefon ortamı bozmaya yetiyor veya o gün televizyonda ki güzelmiş gibi görülen yabancı bir film sohbet etmemizi engelliyor. Oysaki eskiden mum ışığının etrafında toplanılıp çayı yudumlarken edilen sohbetler ne kadar da anlamlı ve güzeldi…
   Dedemizin, babamızın anlattığı hikâyeler bizi bizden alıyordu ama şimdi ki çocuklar da dikkati pepe’nin üstüne toplamış durumda… Pepe ne yaparsa onu yapıyorlar. Dua ederek uyuyan genç nesil, şimdilerde kulağında müzik dinleyerek uyumaya çalışıyor…
   Eskiden saygı vardı, bir öğretmenle nasıl konuşulacağı biliniyordu ama şimdi öğretmeniyle el kol şakaları yapan öğrenciler olmaya başladı, tabi o öğretmende çağa ayak uydurmuş herhalde…
   Yeniçağ derken biz baya gerilemişiz aslında, düzen olarak gelişmiş olabiliriz ama mesele insan… İnsan ilerleyemezse, gelişemezse düşünceleri, affedersiniz ama insanım ben demesin…
   İnsan geliştikçe insandır. Gelişmeye gönül vermek bile güzeldir yeter ki iste gelişmeyi… Gelişme mevzusuna gelince konu sapacak gibi, o yüzden velhasıl kelam bizler yeni ile eski arasında ki ince çizgiyi anlayamaz hale gelmişiz. Eskinin ilişkisi; insan ile insandı…
   Yeninin ilişkisi; insan ve teknoloji… Teknoloji düşmanı değiliz elbet ama teknolojinin bu kadar da bilinçsiz kullanılmasına karşıyız.
   Eskiye duyduğumuz özlemi gidermek yine bizim elimizde, bir gün çayımızı yudumlarken telefonla uğraşmayabiliriz, televizyonu kapatabiliriz ve konuştuğumuz kişinin gözlerinin içine baka baka bir şeyler anlatır, bir şeyler dinleriz…
                                        
                                           Eskilere o kadar çok özlem içindeyiz ki;

                                                     Kelimeler anlatmaya yetemez… 


Dipnot: Bir haftadır yazı paylaşamıyorum, sınavlar olduğu için pek ilgilenemedim... Bunun için sizlerden özür diliyorum... Ayrıca yeni açtığımız: http://sade-fm.blogspot.com.tr/ internet adresinde hoş muhabbetler edeceğiz... Sizleri de yeni sitemize bekleriz...
DEVAMINI OKUYAYIM

2 Nisan 2015 Perşembe

...SİSTEM GÜNCEL...

   Teknoloji çağı hızla ilerlerken kelime dağarcığımıza yeni kelimelerde haliyle ekleniyor. “Güncelle” kelimesi ben daha önce hiç duymamıştım, sorduğum bazı kişilerde: “Bilgisayar, telefon, onlarda karşımıza çıktı bu kelime…” dediler.
   Her bilgisayarın işletim sistemi, aynı şekilde telefonlarda güncellenmesi gerekir. Daha hızlı, daha verimli çalışması için… Bazı virüs programları her internet bulduğu yerde kendi kendini güncelliyor; sebep, daha iyi bir verim sağlamak, bilgisayarı daha iyi korumak… Aslında bakıldığında güncelleme mükemmel bir şey…
   Şimdi bu güncelleme işini makineler üzerinde değil de insanlar üzerinden düşünelim. Her makine yenilenmeye ihtiyacı olduğu gibi insanlarında vardır. Makinelerde yenilik olmazsa bir zamandan sonra sistem çöker, benim 10 yılık Windows 95 sistemli bilgisayarımın çöktüğü gibi…
   Bizlerde de güncelleme işi yapılmadığında kendi kendimize zarar verebiliyoruz. Psikolojik rahatsızlıklar, intihar etme vakaları güncelleme yapmadığımızdan kaynaklanıyor.
   Sıkıntılar içinde yüzmeye başlıyoruz. Etrafımızı, aklımızı virüsler sarıyor ve eski sürüm bu virüsleri gideremediğinden... Ekranda bir yazı beliriyor… Sistem çöktü, öğle namazına müteakiben karacaahmet mezarlığına defnedilecektir. Sonuç bazen belirsiz bir yerde çürüyüp gitmede olabilir…
   Allahu Teâlâ bizlere güncellenme olanağı veriyor. Yapılması basit ama sevabı çok olan bir güncelleme şekli; her namazda abdesti tazelemek nur üstüne nur yapmaktır, yani güncelleme yapılması demektir. Bazı zamanlarda da namaz kıldığımız halde, abdest aldığımız halde güncellenmediğimizi zannederiz, bu seferde Kuran-ı Kerime başvururuz, zikir çekeriz en nihayetinde kendimizi güncelleriz. Güncellememizi düzenli yaparsak huzur bulabiliriz Allahın izniyle, yeter ki inancımız olsun…

                                                     Sistem hata verirse,

                                        Seni senden iyi tanıyan birinin evine git…   


Dipnot: "Seni senden iyi tanıyan birinin evine git..." sözü Selimhan KALKAN'a aittir...
DEVAMINI OKUYAYIM